YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8294
KARAR NO : 2023/7015
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/383 Esas, 2016/267 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet
Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2014/383 Esas, 2016/267 sayılı Kararının, suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekili ile sanık ve şikayetçiler …, …, …, …, … tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasının “Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle muhatabın bilinen en son adresine tebligat çıkarılması, iade edilmesi durumunda tebligatın MERNİS adresine yapılması gerektiği gözetilmeden, gerekçeli kararın katılma isteği karara bağlanmamış olan şikayetçiler …, … ve …’in duruşmada bildirdikleri bilinen en son adreslerine tebligat yapılmaksızın doğrudan MERNİS adreslerine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmakla; hükmün adı geçenlere usulüne uygun tebliğ edilerek tebellüğ belgelerinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenmesi, hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek Tebliğname düzenlenmesi,
7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci ile sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, gerekçeli kararın katılma isteği karara bağlanmamış olan şikayetçiler …, …, …, …, …, …, …, … ve … ile 5271 sayılı Kanun’un 237 nci, 238 inci ve 260 ıncı maddeleri gereğince suçtan zarar gören, soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu belirten ve kanun yoluna başvurma hakkı bulunan …’a 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğ edilmeden, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulsüz tebliğ edildiğinin ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden alınan güncel nüfus kaydına göre …’nun hükümden sonra 22.02.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “Katılan vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler” hükmü de nazara alınarak; hükmün adı geçen şikayetçilere ve şikayetçi …’nun mirasçılarına usulüne uygun tebliğ edilerek tebellüğ belgelerinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenmesi, hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek Tebliğname düzenlenmesi,
Suçtan zarar gören Sınırlı Sorumlu Bozova İlçe Merkezi 3 Numaralı Tarımsal Kalkınma Kooperatifine (Kooperatif) gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı, tebligatın dosyada sanık olarak yargılanmayan Kooperatif yetkilisine tebliğ edilmesi gerekirken sanık …’e yapılan tebligatın usûlsüz olduğu anlaşıldığından, hükmün Kooperatife usulüne uygun tebliğ edilerek tebellüğ belgelerinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenmesi, hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek Tebliğname düzenlenmesi,
7201 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinde, “Tebligatın yapıldığı tarihte kişinin cezaevinde hükümlü veya tutuklu olarak bulunması halinde tebligatın cezaevi müdür veya memuru aracılığıyla yapılması gerektiği” düzenlemesine yer verildiği ve katılma istemi karara bağlanmayan şikayetçi …’in tebliğ tarihinde Adıyaman E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümözlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında, adı geçen şikayetçinin MERNİS adresi olduğu belirtilen adresine yapılan tebligatın usûlsüz olduğu anlaşıldığından, hükmün şikayetçi Remzi’ye usulüne uygun tebliğ edilerek tebellüğ belgelerinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenmesi, hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek Tebliğname düzenlenmesi,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname’de, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak şikayetçiler …, …, …, … ve …’ın temyiz istemleri konusunda herhangi bir görüş bildirilmediği anlaşılmakla, adı geçenlerin temyiz istemleri hususunda ek Tebliğname düzenlemesi,
Söz konusu noksanlıklarının giderilmesi sonrasında, iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE,Oy birliğiyle, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.