Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/8589 E. 2023/7448 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8589
KARAR NO : 2023/7448
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/6 Esas, 2021/242 Karar
SUÇLAR : Zincirleme tefecilik (iki kez)
HÜKÜM : Zincirleme tefecilik suçundan bir kez mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2014 tarihli ve 2014/1412 Esas, 2013/1083 Soruşturma, 2014/507 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 2 kez cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2014 tarihli ve 2014/167 Esas, 2014/517 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Bahse konu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/2688 Esas, 2020/2385 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima hükmü gözetilerek 5464 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesi uyarınca tefecilik suçundan hapis cezasına mahkumiyetin yanında, aynı madde uyarınca adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesiyle ilgili iptal Kararının değerlendirilmesi lüzumu nedenleriyle bozulmasına hükmedilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2021/6 Esas, 2021/242 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; zamanaşımının gerçekleştiğine, sanığın tefecilik suçunu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediğinden hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kontörshop isimli iş yerinde 2010 ve 2012 hesap dönemlerinde iş yerinde bulunan POS cihazlarını kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullandırdığı ve bunun karşılığında faiz geliri elde ettiğinin vergi tekniği raporu içeriği ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu kabul edilerek zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/2688 Esas, 2020/2385 Karar sayılı ilamında sair temyiz itirazları reddedilmiş ise de; Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de kabul gören 24.01.1983 tarihli ve 8-486/6 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, bozma ilamına konu hüküm ya da hükümlerle ilgili olarak açıkça onama kararı verilmedikçe sair temyiz itirazlarının reddedilmesinin kesin ve mutlak bir bağlayıcılığının bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın 2010 ve 2012 yıllarında kazanç elde etmek amacıyla iş yerinde bulunan POS cihazlarından gerçek bir mal veya hizmet alım satımına dayanmayacak şekilde komisyon karşılığı birden çok kişiye ait kredi kartından çekim yaptığı kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; aşamalardaki savunmasında üzerine atılı suçu işlemediğini, POS cihazı kullanılarak yapılan harcamaların gerçek işlemlere dayandığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, davanın dayanağını oluşturan vergi tekniği raporunda POS cihazları üzerinden kredi kartlarıyla işlem yaptırıp iş yerinden herhangi bir mal veya hizmet almadıklarını beyan ettikleri belirtilen kişilerin beyanlarına başvurulmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Bozmaya konu hükümle belirlenen toplam cezanın nazara alınması gerektiği gözetilmeden kazanılmış hak uygulamasına yanlış anlam yüklenerek sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi ile kazanılmış hakka konu hapis cezasının bu süre üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2021/6 Esas, 2021/242 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.06.2023 tarihinde karar verildi.