YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8600
KARAR NO : 2023/7780
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/374 Esas, 2021/108 Karar
SUÇLAR : Tefecilik
HÜKÜMLER : Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.07.2012 tarihli ve 2012/327 Soruşturma, 2012/656 Esas, 2012/264 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2015 tarihli ve 2012/323 Esas, 2015/12 sayılı Kararı ile; sanık … hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, sanıklar … ve … hakkında ise tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı olmak üzere 2 yıl 6’şar ay hapis ve 1500 tam gün karşılığı 30.000’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü madde uyarınca da hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
C. Kararların katılan Hazine vekili ile sanıklar … ve … müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2020/5087 Esas, 2020/1031 sayılı Kararıyla, sanık … hakkında atılı suçun sübuta erdiği ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği, diğer sanıklar yönünden ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunda ihtarat yapılması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2021 tarihli ve 2020/374 Esas, 2021/108 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1’er ay hapis cezası ve 5 tam gün karşılığı 100’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü madde uyarınca da hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmadığı konusunda bir karar verilmediğinden müvekkili bakımından, tefrik kararı verilmesine, vergi memurları tarafından alınan ifadelerin hükme esas alınamayacağına, sanığın altın ticareti yaptığına, suçun işlendiğinin sabit olmadığına, şüphenin lehe değerlendirilmesi gerektiğine yöneliktir.
B. Sanıklar … ve … müdafiinin temyiz sebepleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların kuyumculuk yaptığına, alacakların altın satımından kaynaklandığına, ödünç verilen şeyin altın olması nedeniyle suçun unsurlarında yer alan para verme eyleminin gerçekleşmediğine, kanunilik ilkesine aykırılık bulunduğuna, taraflar arasında borç ilişkisinden kaynaklı ihtilafın ve ticari alışveriş ilişkisinin bulunduğuna, tanık ifadelerinden aleyhe olanın hükme esas alındığına, lehe delillerin değerlendirilmediğine, tarafların faiz anlaşması yapmadıklarına, tanık ifadelerine göre son suç tarihinin 2005 olduğuna ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) lehe olan zamanaşımı sürelerinin dolduğuna, bilirkişi raporunda tefecilik yapılmadığının tespit edildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanık … açısından 12.03.2012 olan, sanıklar … ve … yönünden ise Ekim 2010 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
2. Sanıklar …, … ve …’ın yargılama konusu eylemleri için, tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. Dosya kapsamına göre sanıklar … ve … yönünden suç tarihinin Ekim 2010 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
4. Sanık … yönünden ise; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.11.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Merzifon 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2021 tarihli ve 2020/374 Esas, 2021/108 sayılı Kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.