Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/8633 E. 2023/3097 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8633
KARAR NO : 2023/3097
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Tefecilik, zincirleme olarak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na (5464 sayılı Kanun) ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na (213 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜMLER : Sanıklardan Bülent hakkında atılı suçlardan beraat, Yakup hakkında tefecilik ve 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından mahkumiyet ile 5464 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan Hazine vekili, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2014/9 Esas, 2016/301 sayılı Kararının katılan Hazine vekili ile sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrasına göre 5464 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin mezkûr suçtan açılan kamu davalarına katılma ile aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmamaktadır.
Sanıklar hakkında tefecilik ve 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca Hazinenin sanıklardan … hakkında verilen beraat hükümlerini, sanık … müdafiinin ise müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.12.2013 tarihli ve 2013/7058 Esas, 2013/17379 Soruşturma, 2013/2874 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2014 tarihli ve 2014/99 Esas, 2013/18318 Soruşturma, 2014/32 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında 5464 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarih ve 2014/22 Esas, 2015/215 sayılı Kararı ile; dosyanın aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/9 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2014/9 Esas, 2016/301 sayılı Kararı ile sanıklardan … hakkında tefecilik ve 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat, sanık … hakkında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tefecilik suçundan da 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının hatalı olduğuna, bu nedenle anılan hükümlerin bozulması ve sanıkların ayrı ayrı cezalandırılması istemine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması istemine ilişkindir.
III. GEREKÇE VE KARAR
A. Sanıklar Hakkında 5464 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan Hazine vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Tefecilik ve 213 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçlarından Kurulan Beraat ve Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve keza sahte fatura düzenleme ve kullanma suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7394 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre son suç tarihinin 30.12.2009 olduğu, bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafii ile katılan Hazine vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.