YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8650
KARAR NO : 2021/7768
KARAR TARİHİ : 30.12.2021
Görevi kötüye kullanma suçundan şüpheliler … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/12/2019 tarihli ve 2018/2038 soruşturma, 2019/1524 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci … Sulh Ceza Hakimliğinin 02/01/2020 tarihli ve 2020/6 Değişik iş sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre, müteveffanın 21/10/2018 günü geçirdiği trafik kazası sonucu … Devlet Hastanesine getirildiği, anılan hastanede takipleri devam ettiği sırada 22/10/2018 günü sabaha karşı genel beden travmasına bağlı gelişen komplikasyonlar neticesinde vefat ettiği olay nedeniyle müteveffanın kızı tarafından hastanede görevli doktorlar ve hastane personeli hakkında şikâyetçi olunması üzerine şüpheliler hakkında görevi kötüye kullanma ve taksirle ölüme neden olma suçlarından başlatılan soruşturma üzerine, 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun mütalaasına dayanarak “…müteveffanın ölümüyle bir illiyet bağının olmaması sebebiyle şüphelilerin üzerlerine atılı taksirle adam öldürme suçu yönünden kusur yokluğundan, neticeten müteveffanın doğru tanı konularak uygun tedavi ile takip edilse dahi akıbetinin değişmeyeceği göz önüne alındığında müteveffanın ölümünün gerçekleşeceği, böylelikle doktorlar … hakkında görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarından olan zarar unsuru yönünden fiillerinin illiyet bağıyla bağlanamayacağı, bu sebeple görevi kötüye kullanma suçu yönünden unsur yokluğu sebebiyle…” şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulu’nun 25/09/2019 tarihli ve 2174 karar sayılı raporunda yer alan “…… Devlet Hastanesinde kişinin araç içi trafik kazası sonucu ilk muayenelerini yaparak radyolojik tetkiklerini değerlendiren …’in grafilerdeki patolojileri tespit edememesi, ileri tetkikleri yapmayarak gerekli konsültasyonları istememesi ve nöbetini …’a hasta hakkında ayrıntılı bilgi vermeden devretmesinin tıbben eksiklik olduğu,
Acil Servisteki görevi gece …’den devralan …’ın hastadan ayrıntılı anamnez almayarak hastanın sadece şikâyetlerine yönelik tedavi uygulamasının tıbben eksiklik olduğu…
…kişide trafik kazası sonucu meydana gelen pelvis kırıklarına bağlı gelişen yağ embolisinin öngörülemeyen bir komplikasyon olduğu, kişinin doğru tanı konularak uygun tedavi ile takip edilse dahi akıbetinin değişmeyeceği göz önüne alındığında; … ve …’ın yapmış oldukları tıbbi eksikliklerin kişinin ölümü ile illiyetli olmadığı…” şeklindeki mütalaası karşısında, şüphelilerin eylemleri ile netice arasında illiyet bağının kurulamadığı, bu nedenle şüphelilerin taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulamayacağı, ancak şüpheli doktor …in grafilerdeki patolojileri tespit edememesi, ileri tetkikleri yapmayarak gerekli konsültasyonları istememesi ve nöbetini …’a hasta hakkında ayrıntılı bilgi vermeden devretmesinin, Acil Servisteki görevi gece …’den devralan …’ın ise hastadan ayrıntılı anamnez almayarak hastanın sadece şikâyetlerine yönelik tedavi uygulamasının, tıbbi eksiklik olduğu ve şüphelilerin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeyerek kişilerin mağduriyetine yol açtıklarına dair haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde tanımlanan görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delilin bulunduğu, bu delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07/04/2021 gün ve 94660652-105-19-17363-2020-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin devir yazısı ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte gönderilmekle gereği düşünüldü:
Somut olayda kamu davası açmak için yeterli suç şüphesinin bulunduğu, şüphelilerin suç işleme kastlarının olup olmadığı ile delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile şüpheliler … yönünden … Sulh Ceza Hakimliğince verilen 02/01/2020 tarihli ve 2020/6 Değişik iş sayılı Kararın CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin mercince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 30/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.