Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/8752 E. 2023/718 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8752
KARAR NO : 2023/718
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2014 tarihli ve 2014/6342 Soruşturma, 2014/2422 Esas, 2014/193 numaralı İddianamesiyle sanıklar … ve … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli ve 2014/45 Esas, 2014/113 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları talebiyle son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/160 sayılı Kararı ile sanık …’in üzerine atılı suçtan beraatine, sanık … hakkında ise 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … 10.06.2015 havale tarihli süre tutum ve 22/07/2015 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçeleri ile suçun unsurları itibarıyla oluşmaması karşısında hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
2. Katılan 05.06.2015 havale tarihli temyiz dilekçesinde sanık … hakkında kurulan beraat hükmünü vekaletnameyi her iki sanığa da verdiğini, her iki sanığın ortak Avukatlık bürosunda çalıştıklarını ve sorumluluklarının eşit olduğunu, bu nedenle sanık …’ın da cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 19.10.2010 ile inceleme günü arasında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin durma süreleri eklendiğinde dahi gerçekleştiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/160 sayılı Kararına yönelik sanık … ile katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.