Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/8952 E. 2023/7091 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8952
KARAR NO : 2023/7091
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/115 Esas, 2016/24 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2008 tarihli ve 2008/1484 Soruşturma, 2008/813 Esas, 2008/387 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2009 tarihli ve 2008/438 Esas, 2009/202 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3.Hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.04.2011 tarihli ve 2011/7034 Esas, 2011/4590 sayılı Kararı ile ”19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile TCK’nın 257/1-2. madde-fıkralarındaki kazanç sözcüğünün ”menfaat” olarak değiştirilmesi ve cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2011 tarihli ve 2011/171 Esas, 2011/405 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmolunmuştur.
5.Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşıldığından, Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/115 Esas, 2016/24 sayılı Kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-) O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri, karar yerinde kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği, 51 inci maddesi uyarınca da ertelenip ertelenmeyeceği yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2-) Sanığın temyiz nedenleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde mahalle muhtar vekili olarak görev yapan sanığın, kendisine ikamet belgesi almak için gelen katılana yasal olarak vermesi gereken belgeyi vermediği, bu suretle görevinin gereklerine aykırı davrandığı ve atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddelerinin birinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki gerekçeye atıfla yazılı şekilde gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Orhangazi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/115 Esas, 2016/24 sayılı Kararına yönelik sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.