Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/9799 E. 2023/405 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9799
KARAR NO : 2023/405
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2015 tarihli ve 2015/917 Soruşturma, 2015/420 Esas, 2015/59 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/498 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 5 eşit taksitle ödenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde … ilçesi … muhtarı olarak görev yapan sanık hakkında … muhtarlığının 2012 yılına ait tahsilat ve ödemelere ilişkin gelir gider defterlerinin incelenmesi neticesinde 2012 yılı Mayıs ayı sonu itibarıyla 3.541,52 TL nakit mevcudu bulunması gerekirken banka mevcudunun 146,31 TL olduğu, bu nedenle bankada bulunması gereken 3.395,21 TL noksan olduğundan basit zimmet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Kovuşturma aşamasında alınan Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan bilirkişi heyeti raporuna göre, 31.12.2012 tarihi itibarıyla köy gelir gider deftelerine göre sandık mevcudunun 3.951,00 TL olduğu ve sanık …’in 1.509,55 TL’yi üzerinde bulundurduğu, ancak bu tarihte muhtarlık görevine devam ettiğinden devir teslim yaparak para teslim etmesi gerekmediği, bu paranın köy harcamaları için muhtarda bulunduğu, bunun mal edinme anlamına gelmeyeceği, 31.12.2012 tarihi itibarıyla bu paranın kasada bulunmadığına dair kasa sayım tutanağı da düzenlenmediği, ancak Köy İdareleri Hesap Talimatnamesinin 22 nci maddesinde belirtilen 25-50 TL’den fazla gelirlerin banka cari hesabında bulundurulması gerektiği hükmüne aykırı olarak …’in 2012 yılı boyunca sandık mevcudu ve kasadaki paraları bankaya yatırmayarak görevini ihmal ettiği şeklinde görüş bildirir rapor düzenlenmiştir. Yapılan yargılama, dosyada mevcut deliller, katılan …’in ifadesi, diğer tanık beyanları, dosyada mevcut 17.03.2014 tarihli bilirkişi raporu ve Sayıştay emekli uzman denetçileri tarafından düzenlenen bilirkişi kurulu raporu, aşamalarda değişmeyen sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı basit zimmet suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede, kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delilin bulunmadığı değerlendirmesi yapılarak sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Zimmet suçundan açılan kamu davasının mahkemece 3628 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca … Belediye Başkanlığına ihbarı mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında görev yaptığı 2012 yılı boyunca köy sandığı mevcudu ve kasada bulunan paraları Köy İdareleri Hesap Talimatnamesinin 22 nci maddesi gereğince bankaya yatırması gerekirken yatırmadığı kabulü ile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 tarihli ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 tarihli ve 2007/11-44-200 sayılı Kararlarında vurgulandığı biçimde ve 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı nazara alındığında, iddianamede köye ait gelir-gider defterine göre 2012 yılı Mayıs ayı sonu itibarıyla köye ait banka hesabında bulunması gereken 3.116,21 TL’nin noksan olduğu gerekçesiyle sanığın basit zimmet suçunu işlediğinin iddia edildiği, sanık hakkında bankaya yatırması gereken parayı yatırmadığı gerekçesiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılmış bir kamu davası olmadığı gözetilmeden 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı biçimde iddianame kapsamı dışına çıkılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/498 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.