Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/9880 E. 2023/1204 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9880
KARAR NO : 2023/1204
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2022 tarihli ve 2012/2509 Soruşturma, 2012/2812 Esas, 2012/1496 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 295 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Salihli (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 11.06.2013 tarihli ve 2012/959 Esas, 2013/687 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararını sanık temyiz etmiş, Dairemizin 04.06.2018 tarihli ve 2014/11572 Esas, 2018/4167 sayılı Kararı ile hükmün temel cezanın alt sınırı 6 ay hapis olduğu halde cezanın teşdiden belirlendiğine ilişkin herhangi bir gerekçe de gösterilmeden 1 yıl hapis şeklinde fazla tayini ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yasaklama kararı verilmemesi nedenleriyle kazanılmış hak saklı tutularak bozulmasına karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kastı bulunmadığından cezayı hak etmediğine, keza hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sarıoğlan Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma başmemuru olarak görev yapan ve hükümlü Hakan Yolci’yi Salihli Açık Ceza İnfaz Kurumuna sevk etmekle görevlendirilen sanığın, Salihli ilçesine ulaştıklarında hükümlüyü infaz kurumuna teslim etmek yerine hükümlü ile birlikte otele yerleştiği ve bu sırada hükümlünün kaçtığı, bu suretle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan 5271 sayılı Kanun’un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/466 Esas, 2019/137 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.