YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9907
KARAR NO : 2023/985
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/334 Esas, 2014/496 sayılı Kararının katılan Hazine ve suçtan zarar gören Ticaret Bakanlığı vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Ticaret Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.09.2014 tarihli ve 2013/40039 Soruşturma, 2014/15559 Esas, 2014/1150 numaralı İddianamesiyle sanığın zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Gaziantep 3. Ağır Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/334 Esas, 2014/496 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine ile suçtan zarar gören Ticaret Bakanlığı vekillerinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, atılı suçun sübuta erdiği nedenlerine ve temyiz incelemesinde re’sen nazara alınacak sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde Gaziantep Gümrük Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak çalıştığının, muhtelif malların yer aldığı kaçak eşya ambarını 27.06.2011 tarihli tutanakla devralıp bu tarihten itibaren ambar sorumlusu olarak görev yaptığının, yapılan bir adli soruşturmada kolluk tarafından tutanağa bağlanan ve kaçak olduğu tespit edilen 4796 adet saatin 2000 yılında ambara alındığının, bu tarihten itibaren değişik zamanlarda ambar sorumlusu kişilerin değiştiğinin ve en son sanığın bu görevi üstlendiğinin, kaçak saatlere ilişkin yapılan yargılama sonunda müsadere kararı verildiğinin ve kararın sanığın görev süresinden önce temyiz sonucu kesinleştiğinin ancak tasfiye işlemlerinin sanığın ambarı devralmasından yaklaşık 1 ay sonra gerçekleştirildiğinin, işlemler sırasında kolluk tarafından teslim edilen saatler ile ambarda yer alan saatlerin farklı olduğunun ve markasız plastik saatler ile değiştirildiğinin yapılan teftiş sonrası tespiti üzerine sanığın zimmet suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; saatlerin ambara teslim edildiği tarihten tasfiye işlemlerine başlanılan tarihe kadar birden fazla kişinin ambar sorumlusu olarak görev yaptığı, müsadere kararının sanığın göreve başlama tarihi öncesinde 04.03.2010 tarihinde kesinleştiği, tasfiye işleminin zamanında gerçekleştirilmediği, sanığın sırf 27.06.2011 tarihinde görevi devralmış olmasının ve bu tarihten sonra işleme başlanmasının suça konu saatleri mal edinerek değeri az veya değersiz olanlarla değiştirdiği anlamını taşımayacağı, bu haliyle sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin savunmasının aksini ispatlar her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/334 Esas, 2014/496 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.