Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/9914 E. 2021/7770 K. 30.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9914
KARAR NO : 2021/7770
KARAR TARİHİ : 30.12.2021

Tefecilik suçundan şüpheliler … ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/09/2020 tarihli ve 2020/9570 soruşturma, 2020/4553 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, müşteki … vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin merci Tarsus 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 17/12/2020 tarihli ve 2020/3272 Değişik iş sayılı Kararı ile, müşteki … vekilinin itirazının reddine ilişkin Tarsus 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 11/02/2021 tarihli ve 2021/249 Değişik iş sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre, şüpheli …’nın sahip olduğu şirketin ve … servisi unvanlı iş yerinin işleri dahilinde adı geçen müştekiler ile ticari ilişki görüntüsü altında işlemlerde (tır satımı, çekici satımı sair…) bulunmak suretiyle şüphelileri borçlandırmasını takiben, bu kez oluşan borçlara karşılık yüksek miktarda faiz talep etmesinin yanında, müştekilere yüksek faizle borç vererek müştekilerin daha da borçlanmasını sağladığı, kendisine getirilen çekleri bedelinin altında kırmak suretiyle menfaat elde ettiği, müştekilerin borçlarına karşılık ödedikleri meblağları da dikkate almayarak müştekilere yüksek miktarda senetler imzalattığı, yine müştekilerden borçlarına karşılık gayrımenkullerini akrabaları olan diğer şüpheliler üzerine bir şekilde devralmasına karşılık, müştekilerin senetlerini iade etmediğinin iddia edildiği somut olay nedeniyle, şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediklerine dair somut bir belge edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Şüpheliler ile müştekiler arasında esasen ticari ilişkinin varlığı asıl ise de, bu ticari ilişkinin şüphelilerce kötüye kullanılıp kullanılmadığının her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya çıkarılmasının gerektiği, ifadesine başvurulan diğer müştekiler …’in, şüphelilerin eylem birliği içerisinde tefecilik yaptığına dair birbirleriyle uyumlu beyanlarının bulunduğu, yine tanıklar …’un da aynı doğrultuda beyanlarda bulundukları, şüphelilerin bir kısmının birbirleri ile akraba oldukları gibi bir kısım şüphelinin de şüpheli …’nın çalışanı olduğu, şüpheli … tarafından yüksek faizle borç verilmek suretiyle borçlandırılan ve zor durumda oldukları anlaşılan müştekilerin gayrımenkullerinin, adı geçen şüpheliye borçları bulunduğu halde, dikkat çekmemesi, ayrıca ihtilafa konu olmaktan uzak tutulmak istenmesi amacıyla akrabalık bağı olan ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere geliri bulunmayan ya da alım gücüne sahip olup olmadıkları hususunda tereddütler bulunan diğer şüpheliler üzerine, şüpheli … tarafından aracı olunmak suretiyle devredilmesinin, devir sebebine dair kuvvetli şüphe oluşturduğu, bahsedilen hususun, anılan devirlerin borca karşılık devirler olduğu yönünde güçlü emareler içermesine karşın, gayrımenkullerini devreden müştekilerin borçlarında hiçbir şekilde azalma olmadığı, nitekim şüpheli … ifadesinde, müşteki …’ın borçlarına karşılık elinde senet bulunduğunu, yine müşteki …’nun kendisine halen 1.600.000,00 Türk lirası borcunun olduğunu belirttiği, devirlerin kati surette bedel mukabili yapıldığı kabul edilse bile, bu kez müştekilere bir şekilde sürekli borç verdiği anlaşılan, alacağı da sürekli artan şüpheli …’nın, diğer şüpheliler eşi, oğlu, kızı, kardeşi, yengesi ve çalışanları üzerine devredilmesine aracılık ettiği gayrımenkullerin müştekilere ödenecek bedellerden basit bir şekilde alacağını tahsil etme cihetine gitmemesinin ise ticari hayatta olağan karşılanabilecek bir durum olmadığı gibi genel itibarıyla sürekli borcun artmasına rağmen tahsilat hususunda işlem yapılmamasının da olası olmadığı anlaşılmakla, şüphelilerin eylem birliği içerisinde ticari iş görüntüsü altında yüksek faizle borç verdikleri ya da sattıkları araçlar mukabili kendilerine borçları olan müştekilerin borçlarına yüksek faiz uygulayarak tefecilik yaptıkları iddialarına ilişkin şüpheliler hakkında toplanan delillerin üzerlerine atılı tefecilik suçundan kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 03/05/2021 gün ve 94660652-105-33-5473-2021-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin devir yazısı ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte gönderilmekle gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Tarsus 1. Sulh Ceza Hakimliğince verilen17/12/2020 tarihli ve 2020/3272 ile 11/02/2021 tarihli ve 2021/249 Değişik iş sayılı Kararların CMK’nin 309. maddesi uyarınca ayrı ayrı BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin mercince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİNE 30/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.