YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10075
KARAR NO : 2023/7909
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/469 Esas, 2022/254 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Eylemin zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2012 tarihli ve 2010/152 Soruşturma, 2012/96 Esas, 2012/67 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ayvacık (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.11.2013 tarihli ve 2012/94 Esas, 2013/198 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3. O yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyizi üzerine hükmün Dairemizin 04.10.2016 tarihli ve 2014/3778 Esas, 2016/8140 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2016/522 Esas, 2019/63 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 187 tam gün karşılığı 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
5.Sanık müdafiinin temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2020/7786 Esas, 2021/2480 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
6.Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/469 Esas, 2022/254 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 187 tam gün karşılığı 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, zamanaşımı yönünden değerlendirme yapılması gerektiği ve sanık hakkında mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığından bahisle hükmü temyiz etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre suç tarihi olan 20.08.2009 ile hüküm tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/469 Esas, 2022/254 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
05.07.2023 tarihinde karar verildi.