YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10167
KARAR NO : 2023/6999
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/304 Esas, 2022/337 Karar
SUÇLAR : Zincirleme basit zimmet, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanıklardan … ve … haklarında atılı suçların kül halinde zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet, …, …, …, … ve … haklarında görevi kötüye kullanma, … hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraat
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.07.2011 tarihli ve 2011/12535 Soruşturma, 2011/12045 Esas, 2011/649 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, … ve … haklarında zincirleme basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, diğer sanıklar haklarında ise ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları ile 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2013 tarihli ve 2011/373 Esas, 2013/161 sayılı Kararı ile sanıklar … ve … hakkında isnatların kül halinde zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15’er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, sanıklar …, …, …, … ve … haklarında görevi kötüye kullanma, … hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraatlerine hükmedilmiştir.
3.Hükümlerin katılan kooperatif ve suçtan zarar gören bakanlık vekilleri ile sanıklar … ve … müdafii
tarafından temyizi sonrası Dairemizin 20.04.2022 tarihli ve 2019/9218 Esas, 2022/4043 Karar sayılı ilamı ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun Ek 2/son maddesi gereğince, suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Kanun’un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için anılan Kanunun öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 06.10.2022 tarihli ve 2022/304 Esas, 2022/337 sayılı Kararı ile; sanıklar … ve … hakkında isnatların kül halinde zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15’er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, sanıklar …, …, …, … ve … haklarında görevi kötüye kullanma, … hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraatlerine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan S.S. Harmancık Zirai Sulama Yapı Kooperatifi vekilinin temyiz istemi; sanıklar …, …, …, …, … ve … yönünden nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmaları gerektiğinden bahisle hükümlerin bozulmasına dairdir.
2.Katılan … vekilinin temyiz istemi; mahkumiyete yeterli delil bulunmasına rağmen, …, …, …, … ve … haklarında görevi kötüye kullanma, … hakkında ise görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ayrıca vekalet ücretine yöneliktir.
3.Sanıklar … ve … müdafiinin temyiz istemi; uhdelerinde kabul edilen tutarın sanıkların zimmetinde olmayıp, tüm harcamaların belgeli ve harcamaların gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddianın da muhasebe kayıtlarında yapılan hatadan kaynaklı olduğu, buna ilişkin belgelerin aşamalarda sunulduğu hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların suç tarihinde S.S. Harmancık Zirai Sulama Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu başkanı ve üyesi ile denetim kurulu üyesi oldukları, Kooperatife ait olup sanıklara teslim edilen hurda malzemeler, çeşitli firmalardan alınan 818 metre pvc boru, 1.610,70 TL tutarında çimento, 2.560,06 TL tutarında çakıl, 2.650 TL yağlı boya, 3.000 TL motorin ve 3.000 TL benzin, Alakova Sulama Kooperatifine teslim edilmeyen sulama pompaları, Medaş’a ödenmek üzere tahsil edilen paraların akıbetinin belli olmaması, 2009 yılında kayıtlara gider olarak gösterilen 10.542,12 TL kira ve 10.520,98 TL haberleşme bedelinin belgeye dayanmaması nedenleriyle sanıklar …, … ve …’ın zimmetlerinde olduğu, … ve …’ın yönetim kurulu üyesi olarak, … ve … ile …’in denetim kurulu üyesi olarak 2008 yılından beri bahsedilen eylemleri gerçekleştiren sanıkların eylemleri için yönetim ve denetim görevlerini ihmal ettikleri iddiasıyla zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; haberleşme ve kira giderlerinin belgesiz yapıldığından bahisle söz konusu isnatlar için kooperatifin fiilen mali işlerini yürüten sanıklar … ve …’ın eylemlerinin kül halinde zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyetlerine, diğer isnatların ise sübuta ermediği kabulüyle atılı suçlardan diğer sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık …’ın zimmet suçu yönünden leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında yargılama konusu görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 06.12.2011 ve 08.05.2012 tarihli sorgular ile hüküm tarihi arasında bu sürenin dolduğu ve sanıklar haklarında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
3.S.S. Harmancık Zirai Sulama Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu başkanı ve üyesi olan sanıklar … ve …’ün, 2009 yılı kooperatif kayıtlarında gider olarak gösterilen 10.542,12 TL kira ve 10.520,98 TL tutarındaki haberleşme bedelinin belgeye dayanmaması nedeniyle gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla yapılan yargılamada aynı gider kaydının 2010 yılı için de yapıldığından bahisle 24.081,79 TL paranın sanıkların zimmetinde olduğu kabulüyle mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; sanıklar ve müdafiinin aşamalarda istikrarlı olarak söz konusu giderlerin gerçek olduğunu, muhasebe hatası nedeniyle bir kısım giderlerin de haberleşme ve kira gideri olarak kayıtlara işlendiğini savunarak bunu destekler mahiyette dosyaya fatura ve belgeler sundukları, kooperatif muhasebecisi …’un da yazılı beyanında iddiaya konu giderlerin yüksek çıkma sebebinin kayıtların muhasebeleştirme aşamasında yapılan yanlışlıklardan kaynaklı olduğunu belirtmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer kalmayacak biçimde ortaya çıkarılabilmesi için öncelikle adı geçen …’un tanık sıfatıyla ayrıntılı beyanı alınıp, akabinde suç dönemine ilişkin Kooperatife ait defter, kayıt, belge ve tüm dokümanların temini sonrasında dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile söz konusu giderlerin gerçekliği, savunmalarda değinilen muhasebe hatasının olmadığı ihtimalde sanıkların uhdesinde kooperatif parası kalıp kalmayacağı hususları da değerlendirilerek suç tarihlerine göre kooperatifin tüm gelir ve giderleri karşılaştırılıp, önceki alınan bilirkişi raporları da irdelenerek sanıkların üzerinde kooperatife ait para bulunup bulunmadığı ile ana sözleşme ve yönetim kurulu kararlarına göre suç tarihlerinde kooperatifin parasal işlemlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğü somut olarak belirlendikten sonra, sonucuna göre 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi hükmünün de gözetilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar … ve … hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan … lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazma ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/304 Esas, 2022/337 sayılı Kararında katılan bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/304 Esas, 2022/337 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında sanıklar …, …, …, …, … ve … haklarında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar haklarındaki görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3.Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/304 Esas, 2022/337 sayılı Kararına yönelik sanıklar … ve … müdafii ile katılan Kooperatif vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.05.2023 tarihinde karar verildi.