YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10179
KARAR NO : 2023/7310
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1618 E., 2022/2164 K.
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1618 Esas, 2022/2164 sayılı Kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanıklar hakkında iddianame yerine geçen görevsizlik kararı ile zimmet suçundan kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) 17 ve 18 inci maddelerine göre ilgili kamu kurum veya kuruluşlarının bu suçun zarar göreni oldukları, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği, diğer yandan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre kamu davasından haberdar edilmemiş bulunup da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu gözetilerek hükmün bildirilmesinin gerektiği, ancak dosyada ilgili bakanlığın duruşmadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının anlaşılması karşısında;
Evvela davanın ve hükmün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bildirildiğini gösteren bilgi ve belgeler var ise dosya içine konulmasından, aksi halde anılan tebligat noksanlığının giderilmesi ile tebellüğ belgesinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenmesinden,
Keza Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (2709 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında, ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır”, aynı Kanun’un “Temyiz gerekçesi” başlığını taşıyan 295 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; “Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir” şeklindeki düzenlemeler karşısında;
Katılan vekiline 02.10.2022 tarihinde tebliğ olunan hükümde 5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de ihtar edilmediği anlaşıldığından, katılan vekiline yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usulüne uygun şekilde ”5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği” hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesinden,
Hükmün temyiz edilmesi veya temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verilmesi halinde ise bu konuda ve ayrıca katılan vekilinin zimmet suçuna ilişkin olan hükümleri temyizine ilişkin de görüş içeren ek tebliğname düzenlenmesinden sonra iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.