Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/10301 E. 2023/7299 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10301
KARAR NO : 2023/7299
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
ASIL KARAR TARİHİ : 16.06.2022
SUÇLAR : Tefecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/148 Esas, 2022/307 sayılı Kararının sanıklar müdafileri ve 20.06.2022 tarihli ek Kararının suçtan zarar gören … vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Kovuşturma aşamasında katılma talebinde bulunmayan mağdur …’nun hükümden önce 30.09.2014 tarihinde öldüğü, dolayısıyla vekili ile arasındaki vekalet ilişkisinin de ölümle sona erdiği anlaşılmakla vekilinin vaki temyiz isteminin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanıklar müdafiilerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran sanıklar İsmail ve … müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2012 tarihli ve 2011/107012 Soruşturma, 2012/35023 Esas, 2012/13033 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, 54 üncü maddesi gereğince eşya müsaderesine ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2012/532 Esas, 2015/181 sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 nci, 43 üncü ve 62 nci maddeleri ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 21 ay 10’ar gün hapis cezası ve 2.200’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
C. Bahse konu kararların sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/5263 Esas, 2021/486 sayılı Kararı ile sanıklar … ve … hakkında UYAP sisteminde kayıtlı başkaca dosyalar yönünden de zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi, sanıklar hakkında faiz karşılığı borç para verip vermediklerinin tespiti için vergi incelemesi ve kolluk araştırılması yaptırılması, alacaklı oldukları icra dosyaları araştırılarak borçlularının tanık olarak dinlenilmesi, sanıklar … ve … yönünden 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin değerlendirilmesi, sanıklara 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınması, sonuç ceza belirlenirken hesap hatası yapılması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Ç. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/148 Esas, 2022/307 sayılı Kararı ile sanıklar …, …, … ve … hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 2 yıl 7 ay 7’şer gün hapis ve 1.020’şer TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, sanıklar … ve … hakkında ise zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 39 uncu ve 62 nci maddeleri ile 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay 18’er gün hapis ve 500’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine ve 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay denetim süresi belirlenmesine hükmolunmuştur.
D. Kararların suçtan zarar gören … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli, 2021/148 Esas ve 2022/307 sayılı ek Kararıyla sadece Hazinenin katılma hakkı bulunduğundan bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar … ve … müdafiinin temyiz sebepleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine yönelik süre tutum dilekçesine,
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın haksızlık hatasına düştüğüne, kovuşturma aşamasında ölen mağdur tanık …’nun beyanı tek delil olmasına rağmen soruşturma aşamasındaki beyanının okunmadığına, tek eylemi olmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulandığına, hukuka aykırı olacak şekilde ve gerekçesiz olarak teşdit uygulandığına, gerekçeli kararda yazılı savunmalara yer verilmediğine ve savunmalara neden itibar edilmediğinin açıklanmadığına, eksik kovuşturmayla karar verildiğine,
C. Sanıklar … ve … müdafiinin temyiz sebepleri
Sanık …’un olay tarihinde öğrenci olduğuna, şirket kendi adına olmasına rağmen tüm iş ve işlemlerin babası olan diğer sanık … tarafından yapıldığına, mağdurların, sanık … hakkında aleyhe beyanlarının bulunmadığına, kastı bulunmamasına rağmen sanık hakkında beraat kararı verilmediğine,
Sanık … yönünden, şirkete ait pos cihazının hata sonucu sanık …’a verildiğine, el konulan pos cihazından çekim yapılmadığına, elde edilen bir kazancın bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına,
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
Yargıtay bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğine, ispat aracı delillerin toplanmadan karar verildiğine, masumiyet karinesine aykırı davranıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, gerçekte herhangi bir mal ve hizmet alımı yapılmadığı halde pos cihazı üzerinden kredi kartı ile mal ve hizmet satışı yapılmış gibi gösterilmek suretiyle kart sahibine pos cihazından kredi kartıyla çekilen miktarın vadeye göre faiz oranında hesaplanan miktarı düşüldükten sonra eksik bir paranın ödenmesi yoluyla faizle para verme işlemleri gerçekleştirdikleri kabul edilerek tefecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanıklar … ve … hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkûmiyet kararlarında, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci, 39 uncu ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanun’un 61 inci maddesine aykırı davranılması, sonuç ceza değişmediğinden, kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanıklar … ve … hakkında hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ise bu hususun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek Kararında suçtan zarar gören … vekili tarafından öne sürülen, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle de İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/148 Esas, 2022/307 sayılı Kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleriyle dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri ile suçtan zarar gören … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ve ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.