YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1844
KARAR NO : 2023/12052
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/269 Esas, 2021/353 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.04.2013 tarihli ve 2013/1730 Soruşturma, 2013/928 Esas, 2013/109 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2013 tarihli ve 2013/176 Esas, 2013/238 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereği yargılanmak üzere son soruşturmanın … Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
2…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2014 tarihli ve 2013/208 Esas, 2014/26 sayılı Kararı ile sanık … hakkında atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3.Katılanın temyiz talebi üzerine hükmün Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2015/11636 Esas, 2019/8418 Karar sayılı ilamı ile; para verildiği esnada sanık avukatın bürosunda olduğu belirtilen Sezai Tunç’un tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmasından sonra hasıl olacak sonuca göre suç vasfının ve hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine yaptığı yargılama neticesinde 24.06.2021 tarihli ve 2019/269 Esas, 2021/353 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; para alışverişini görmediğini söyleyen tanıkların savunmalarını doğruladığına, söz konusu suçun uzlaşmaya tabi olup, zamanaşımı süresinin dolduğuna, katılanın iddialarının soyut nitelikte olduğuna, beraat kararı verilmesi gerekirken kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması lüzumuna,
Katılanın temyiz istemi; gerekçeli kararın tebliğine kadar temyiz hakkının saklı tutulmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … hakkında; alacaklı Meclis Aydın vekili sıfatıyla katılana karşı Keşan İcra Müdürlüğünün 2012/2836 sayılı dosyası üzerinden 4.999 TL icra takibi başlattıktan sonra 11.06.2012 tarihli azilname ile azledilmesine rağmen görevinin devam ettiği izlenimi yaratarak 17.10.2012 tarihinde dosyanın borçlusu olan katılandan 500 TL aldığı iddiası ile icrai davranışla görevini kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemizin 18.09.2019 tarihli ve 2015/11636 Esas, 2019/8418 Karar sayılı bozma ilamı uyarınca beyanı alınan tanığın sanık aleyhine herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu süreçte aleyhe başkaca herhangi bir delilin de dosya içine alınmadığı, sanığın 11.06.2012 tarihli azilname ile azledildiği, azilnamenin 14.06.2012 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, yargılamaya konu eylemin ise 17.10.2012 tarihinde gerçekleştiği nazara alındığında, suç tarihinde sanığın azledilmiş olması nedeniyle Keşan İcra Müdürlüğünün 2012/2836 sayılı dosyası kapsamında herhangi bir yetkisi olmadığından eyleminin görevi kötüye kullanma suçuna vücut vermeyeceği dikkate alınmadan sübuta ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2019/269 Esas, 2021/353 sayılı Kararında katılan ve sanık tarafından öne sürülen temyiz istekleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.