YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2166
KARAR NO : 2023/12334
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/515 Esas, 2021/354 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.12.2013 tarihli ve 2012/4315 Soruşturma, 2013/1305 Esas, 2013/416 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2014 tarihli ve 2013/557 Esas, 2014/262 sayılı Kararı ile sanığın … ve …’a yönelik tefecilik suçundan mahkumiyetine, …’e yönelik tefecilik suçundan ise beraatine hükmedilmiştir.
3.Sanık, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan Hazine vekilinin temyizi üzerine hükümlerin Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/1644 Esas, 2020/1443 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2020/515 Esas, 2021/354 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 166 tam gün karşılığı 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, gerekçeli karar ile hüküm arasında çelişki olduğuna, tefecilik yapan kişinin kesilen icra masraflarını karşı tarafa vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, müvekkilinin tanıklar tarafından kullanıldığına, hükümde hesap hatası olduğuna ve inceleme sırasında resen dikkate alınacak sebeplere yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; sanığın tanık olarak gösterilen … isimli şahsa farklı zamanlarda 2 kez faiz karşılığı borç para verdiği, sanığın iyi niyetle hareket edip tanıklar tarafından kullanıldığı yolundaki savunmasının borç alan tanıkların anlatımları, sanıktan ele geçen senet ve icra belgeleri karşısında yerinde olmadığı, borç verildiği söylenen miktarların verildikleri tarihler gözetildiğinde sanık savunmalarının inandırıcı bulunmadığı, dolayısıyla sanığın …’e değişik zamanlarda faiz karşılığı borç para verdiği ve tefecilik suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu sabit bulunarak atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1….’e bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez faizle borç para veren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Bozmaya uyularak, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru
biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Ceza tayini sırasında sonuç adli para cezasının basit çarpım hatası sonucu “3.320,00 TL” yerine “1.3200,00 TL” olarak fazla belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuş, tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2020/515 Esas, 2021/354 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hüküm fıkrasının “1” no.lu bendinin; 5 inci paragrafının “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın sosyal ve ekonomik koşulları ile gelir seviyesi nazara alınarak, 166 tam gün karşılığı, adli para cezasının 1 gün karşılığı takdiren 20,00 TL’den hesap edilerek, 3.320,00-TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, sanığın sosyal ve ekonomik durumu gereği … verilmesine yer olmadığına, sosyal ve ekonomik koşulları ile gelir seviyesi nazara alınarak adli para cezasının 24 eşit taksitle her ay ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde 6545 sayılı Yasa ile değişik 5275 sayılı kanun hükümlerinin uygulanacağının ihtarına,”, 6 ncı paragrafının ise “Sanığın neticeten 2 Yıl 1 Ay Hapis ve 3.320,00-TL Adli Para Cezası İle Cezalandırılmasına,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.