Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/294 E. 2023/1436 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/294
KARAR NO : 2023/1436
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/335 Esas, 2021/173 Karar
KATILANLAR : Hazine, …, …, …

SUÇLAR : Tefecilik
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında katılan …
… yönelik eylemi nedeniyle beraat,
sanık … hakkında katılan …
… yönelik eylemi nedeniyle düşme ve katılanlar
… ile …’a yönelik
eylemleri nedeniyle zincirleme tefecilik suçundan
mahkumiyet

Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2015/335 Esas, 2021/173 sayılı Kararının, katılanlar Hazine ve … vekilleri ile sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık … müdafiinin müvekkili olan sanık hakkında katılan …’ya yönelik tefecilik suçundan açılan kamu davasında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükmünü temyizinde hukuki yarar bulunmadığı, keza aynı eyleme ilişkin olarak faiz karşılığı borç para alan kişinin adı geçen katılan olduğu, bu eylem nedeniyle …’nın tefecilik suçundan doğrudan zarar görmediği, bu nedenle bahse konu suçtan kurulan düşme hükmünü temyiz hakkının olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine tefecilik suçundan kurulan beraat, düşme ve mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz eden Hazinenin sanık … hakkında verilen düşme ve mahkumiyet hükümlerini, katılan … vekilinin sanık … hakkında verilen beraat hükmünü, sanık … müdafiin ise müvekkili hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.05.2013 tarihli ve 2013/1435 Esas, 2013/506 Soruşturma, 2013/214 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2015 tarihli ve 2015/1014 Esas, 2015/468 Soruşturma, 2015/466 numaralı İddianamesiyle sanıklar … ve … hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası (sanık … hakkında iki kez) uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2014 tarihli ve 2013/266 Esas, 2014/225 sayılı Kararı ile; sanık … hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, kararın katılan … vekili, sanık … müdafii ile Üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 04.12.2018 tarihli ve 2017/1623 Esas, 2018/9467 sayılı Kararı ile; tefecilik suçunda suç tarihinin kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/05/2015 gün ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, değişik zamanlarda birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para verilmesi halinde zincirleme tek tefecilik suçunun oluşacağı nazara alındığında; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede tespit edilen aynı suçtan sanık hakkında açılan Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki 2015/335 Esas sayılı kamu davasının akıbetinin araştırılması, derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı bir suretinin getirtilerek incelenmesi sonrasında suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği, gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak 18/01/2019 tarih, 2019/5 Esas ve 2019/60 sayılı Kararı ile; dosyanın Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/335 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2015/335 Esas, 2021/173 sayılı Kararı ile sanıklardan … hakkında katılan …’ya yönelik tefecilik suçundan beraat, sanık … hakkında 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Kanunu’na (2279 sayılı Kanun) muhalefet (tefecilik) suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme, sanık … hakkında katılanlar … ve …’a yönelik tefecilik eylemleri nedeniyle zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 10.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık … hakkında verilen düşme hükmüyle ilgili olarak zamanaşımı süresinin dolmadığı ve sanık … hakkında verilen beraat kararının hatalı olduğu, bu nedenle sanıklar hakkındaki anılan hükümlerin bozulması ve sanıkların ayrı ayrı cezalandırılması istemine ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Düşme hükmü yönünden sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanığa verilen mahkumiyet hükmünün bozulması istemine ilişkindir.
C. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık … hakkında verilen düşme hükmünün hatalı olduğuna ve mahkumiyet hükmünde cezada artırım yapılması gerektiğine, sanık … hakkında verilen beraat kararının kaldırılarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III.GEREKÇE VE KARAR
A. Sanık … Hakkında 2279 sayılı Kanun’a Muhalefet (Tefecilik) Suçundan Kurulan Düşme Hükmü Yönünden
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle hükümde katılan … vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Beraat ve Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihlerinin 07.12.2010 ve öncesi olduğu, bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafii ile katılanlar Hazine ve … vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.