Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/3828 E. 2023/3168 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3828
KARAR NO : 2023/3168
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜMLER : A) Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/377 Esas, 2019/321 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat,
B) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/2015 Esas, 2020/537 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 31.05.2018 tarihli ve 2018/6403 Soruşturma, 2018/2443 Esas, 2018/263 numaralı İddianameyle sanık hakkında basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2018/193 Esas, 2018/228 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2018/377 Esas, 2019/321 sayılı Kararı ile sanığın iddia konusu eylemlerinin kül halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesine, aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca 1 ay 7 gün süreyle avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasından yasaklanmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, zimmet suçundan açılan kamu davasında ise; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.
4.Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.03.2020 tarihli ve 2019/2015 Esas, 2020/537 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin 24.03.2020 havale tarihli temyiz dilekçesi; iddia olunan eylemlerle alakalı sanığın zimmet suçundan mahkumiyetine yeterli delil bulunmasına rağmen verilen beraat ve istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların hukuka aykırı olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçesiz olduğu hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde Antalya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın kira ve taşeron sözleşmelerinin feshi ve sözleşmeden kaynaklı alacaklar ile ilgili hukuki işlem başlatmak ve hukuki danışmanlık vermek üzere vekilliğini üstlendiği katılandan bahse konu hukuki işlemlere ilişkin evrak ile masraf ve vekâlet ücreti adı altında 130.000 TL parayı peşin olarak teslim almasına rağmen azledildiği tarihe kadar bu işlemleri yerine getirmediği gibi katılan tarafından ihtarname ile ücret ve evrakın kendisinden talep edilmesine rağmen iade etmediği iddiasıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve basit zimmet suçlarından açılan kamu davasında; mahkemece eylemlerin kül halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kanaatiyle sanığın bu suçtan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, zimmet suçu yönünden ise yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Zimmet suçundan verilen beraat hükmünün katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine, kararda bir isabetsizlik görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında basit zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davasında; zimmet suçuna yönelik eylemlerin diğer eylemlerle birlikte kül halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesine rağmen, yanılgılı değerlendirme sonucu sanık hakkında ayrıca zimmet suçundan beraat kararı verilerek dava konusu bir fiilden iki ayrı hüküm kurulması suretiyle karışıklığa yol açılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/2015 Esas, 2020/537 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince dosyanın Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.