YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4
KARAR NO : 2023/7297
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/99 Esas, 2016/254 Karar
SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2014 tarihli ve 2012/2612 Soruşturma, 2014/426 Esas, 2014/227 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları (sanık … hakkında iki kez) ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talep ve iddia edilmiştir.
Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/99 Esas, 2016/254 sayılı Kararı ile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca sanıklar …, …, … ve …’ın 6 ay 20’şer gün ayrıca sanık …’ın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
Süre tutum dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğu sebebiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
Süre tutum dilekçesi ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükmü temyiz etmiştir.
3.Sanık …’ün temyiz sebepleri;
İlgili belediyede çalıştığı dönemde personel eksikliği nedeniyle kendisinin geçici görevlendirildiğine, eksik imza olmaması nedeniyle belgelerin imzalatıldığına, kastının bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4.Sanık …’ın temyiz sebepleri;
Eksik inceleme ile usul ve esasa aykırı karar verildiğine, belediye evrakı üzerinde inceleme yapılmadan hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğine, aynı eylemden dolayı iki kez mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve esasa aykırı olduğuna, suç işleme kastının olmadığına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yeşilköy Belediyesi tarafından 25.06.2010 tarihinde gerçekleştirilen akaryakıt alım ihalesinde usulüne uygun olmayan teklif mektubunu esas alarak ihaleyi gerçekleştiren sanıklar Mustafa, Ökkeş, Hatice ve İbrahim’in ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu ayrıca Yeşilköy Belediyesinde mali sorumlu olan sanık …’nın 2009-2011 yılları arasında ödeme belgelerini düzenlerken 5018 sayılı Kanun’a uygun davranmayarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri kabul edilerek sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklar …, … ve …’ın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre suç tarihinin 25.06.2010 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Suç tarihlerinde Yeşilköy Belediyesinde mali sorumlu olan sanık …’nın 2009-2011 yılları arasında ödeme belgelerini düzenlerken 5018 sayılı Kanun’a uygun davranmamak şeklindeki eylemi nedeniyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun oluşabilmesi için görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterme yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine” veya “kamunun zararına neden olma” ya da “kişilere haksız bir menfaat sağlama” koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, objektif cezalandırma koşullarının ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
4.Sanık …’nın idare tarafından yapılan ihalede usulüne uygun olmayan teklif mektubunun kabul edilmesi ve ödeme belgelerini düzenlerken mevzuata uygun davranılmaması şeklindeki eylemlerinin zincirleme suç olarak kabulü gerektiği gözetilmeden, suç işleme kararının nasıl yenilendiği ve eylemlerin neden bağımsız suç teşkil ettiği gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden sanık hakkında iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6 ncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada giderilmesi gereken maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen “giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsamda bulunmadığı nazara alınarak, meydana gelen zararın ne olduğu somut bir şekilde açıklanmadan, “Kamu zararının giderilmemiş olması nedeniyle” biçimindeki yasal olmayan gerekçe ve tutanaklara yansımış olumsuz hali bulunmayan ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair kararlar verilmesi,
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/99 Esas, 2016/254 sayılı Kararına yönelik sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …’ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2.Gerekçe bölümünün (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/99 Esas, 2016/254 sayılı Kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.