YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4276
KARAR NO : 2023/5638
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/870 Esas, 2021/436 Karar
SUÇLAR : Tefecilik
HÜKÜMLER: a) Sanık … hakkında beraat,
b) Sanıklar …, … ve … hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmayan ve sanık … müdafiinin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme taleplerinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereğince ayrı ayrı reddine ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2012 tarihli ve 2012/7599 Esas, 2011/52050 Soruşturma, 2012/3519 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2013 tarihli ve 2012/387 Esas, 2013/382 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat hükümleri kurulmuştur.
3.Hükümlerin katılanlar vekilleri ve katılan … tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.10.2019 tarihli ve 2015/11690 Esas, 2019/9368 sayılı Kararı ile eksik inceleme ve yetersiz gerekçeden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar ile sanıklardan … hakkında atılı suçtan beraat, diğer sanıklar hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 520 tam gün karşılığı 20.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Hazine vekilinin temyizi, sanık …’ın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna, diğer sanıklar hakkında ise haklarında mahkumiyet hükümleri kurulmuş olduğu halde vekalet ücreti hükmedilmemesine münhasırdır.
2.Sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyizi, dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğine, mahkumiyet hükümlerinin çelişkili beyanlara dayalı olduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatlerine karar verilmesi yerine mahkumiyetlerine dair verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ve dosya kapsamında resen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.10.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi gerçekleşmiş olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2019/870 Esas, 2021/436 sayılı Kararına yönelik katılan Hazine vekilinin ve bir kısım sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.