YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4469
KARAR NO : 2023/11598
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/448 E., 2021/683 K.
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2013 tarihli ve 2013/9523 Soruşturma, 2013/6376 Esas, 2013/2408 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2013 tarihli ve 2013/243 Esas, 2013/360 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 12.06.2013 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
3.Sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hakkındaki açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/604 Esas, 2015/539 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 66 tam gün karşılığı 1.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
4.Şikayetçi Hazine vekili ile sanığın temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2021/751 Esas, 2021/2963 sayılı Kararı ile Hazinenin usulen dava ve duruşmalardan haberdar edilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/448 Esas, 2021/683 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 66 tam gün karşılığı 1.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, katılan Kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın aleyhine resen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın paraya ihtiyacı olması nedeniyle aracılar vasıtasıyla sanıktan 6.600 TL borç alıp 13.000 TL ödeme konusunda anlaştıkları, kısmen ödenmeyen 3.000 TL’ye karşılık verilen senedin de sanık vekili tarafından icraya konulduğu iddiasıyla sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasından, Mahkemece; sanığın eyleminin tefecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle bu kararın kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında 2012 yılının Şubat ayında işlediği iddia olunan tefecilik suçundan açılan kamu davasında İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2013 tarihli ve 2013/243 Esas, 2013/360 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçun mağduru olan Hazineye tebliğ edilmeksizin 12.06.2013 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine 10.11.2015 ve 10.11.2021 tarihli hükümlerin kurulduğu, tefecilik suçunun mağduru olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.05.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye tebliğ edilmediğinden anılan kararın henüz kesinleşmediği, dolayısıyla denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı dikkate alınmadan ihbar üzerine sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün kesinleşmeden açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/448 Esas, 2021/683 sayılı Kararına yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.