YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4682
KARAR NO : 2023/5835
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/360 Esas, 2021/501 Karar
SUÇLAR : Basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2018/360 Esas, 2021/501 sayılı Kararının sanık … müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanık … müdafiinin 17.12.2021 tarihinde hükümleri temyiz ettikten sonra ibraz ettiği 02.02.2022 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği görülmüştür.
Sanık … müdafiinin temyiz isteminin zimmet suçundan kurulan beraat hükmünün gerekçesine yönelik olduğu ve temyizde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık … müdafiinin zimmet suçundan, katılan vekilinin ise her iki sanık hakkında basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2013 tarihli ve 2013/46595 Soruşturma, 2013/37360 Esas, 2013/2098 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/2098 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında açılan kamu davaları Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/449 Esas sırasına kaydolunmuştur.
3. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2014 tarihli ve 2014/4022 Soruşturma, 2014/15078 Esas, 2014/743 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davaları açılmıştır.
4. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/743 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında açılan kamu davaları Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/194 Esas sırasına kaydolunmuştur.
5. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2014/194 Esas, 2014/225 sayılı Kararıyla Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/449 Esas sayılı davası ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan bahisle her iki davanın Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/449 Esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir.
6. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2013/449 Esas, 2015/103 sayılı Kararı ile sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 ay 7’şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezalarının ertelenmesine hükmolunmuştur.
7. Hükümlerin sanıklar müdafiileri ve katılan adına Hazine vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 05.04.2018 tarihli ve 2016/7613 Esas, 2018/2625 sayılı Kararıyla eksik incelemeyle hükümler kurulması ve uygulamaya yönelik hatalar sebebiyle hükümlerin bozulmasına hükmedilmiştir.
8. Bozma sonrası, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/360 Esas sırasına kayden görülen kamu davalarında, Mahkemenin 14.12.2021 tarihli ve 2018/360 Esas, 2021/501 sayılı Kararıyla, sanıkların basit zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, sanıkların kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve sanık …’un icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, sanık …’ın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan ise aynı Kanun-madde ve fıkranın (e) bendi gereği ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Mevcut delillerin hatalı olarak takdir edildiği, sanıkların suç işleme kastı ile hareket ettikleri ve tüm suçları işlediklerinin dosya kapsamına göre sabit olduğu, sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükümleri temyiz etmiştir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yerine (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmesinin hatalı olduğu sebebiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Türkiye Cumhuriyeti Luanda Büyükelçiliği görevlileri olan sanıkların, Luanda Büyükelçiliğinde yapılan inşaat ve tadilat işleri ile ilgili olarak 177.500 Amerikan Doları ($) parayı Zat Afrika isimli şirkete ödenmek üzere nakit olarak bankadan çektikleri, ancak adı geçen şirkete ödemeyerek zimmetlerine geçirdikleri, aynı şirkete büyükelçilik binasında ihtiyaç duyulan mobilya ve demirbaşlar ile ilgili olmak üzere hiç teslim alınmadığı halde 38.200 $ ile yine hiç teslim alınmayan 200 kilowattsaatlik (kWh) jeneratör bedeline ilişkin olmak üzere de 20.000 $ paraları ödemek suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları, hiç teslim alınmayan 200 kWh’lik jeneratöre ilişkin olmak üzere resmi belge niteliğindeki mahsup bildirimi, fatura ve alındılar, tercüme ve müfredat cetveli ile harcama ve kasa makbuz belgelerini gerçeğe aykırı olarak tanzim ederek ayrıca resmi evrakta sahtecilik suçunu işledikleri iddialarıyla haklarında atılı suçlardan kamu davaları açılmıştır.
Sanıklar hakkında zimmet ve sanık … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve sanık … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında ise yüklenen eylemlerin kanunda suç olarak tanımlanmaması gerekçeleriyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar hakkında basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde ise;
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.04.2015 tarihli mahkûmiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2018/360 Esas, 2021/501 sayılı Kararında sanık … müdafiinin basit zimmet, katılan vekilinin ise basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık … müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2018/360 Esas, 2021/501 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.05.2023 tarihinde karar verildi.