YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4744
KARAR NO : 2023/6642
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
ŞİKAYETÇİ : Hazine
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Beraat
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/952 sayılı asıl Kararı ile 17.12.2021 tarihli ek Kararının, şikayetçi Hazine vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesin Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci, 238 nci ve 260 ncı maddeleri gereğince tefecilik suçunun mağduru olan Hazinenin vekili marifetiyle 09.03.2018 havale tarihli dilekçe ile kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ancak katılma isteğinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla, kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu nazara alınarak, Hazine vekilinin yokluğunda verilen 10.12.2021 tarihli kararı öğrenmesi üzerine gerçekleşen temyiz isteğinin süresinde yapıldığı ve dilekçe içeriğine göre davaya katılma iradesini ortaya koyduğu da gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin KABULÜNE, Hazinenin temyiz isteminin sıfat yönünden reddine dair Mahkemenin 17.12.2021 tarihli ek Kararının kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılan Hazine vekilinin sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2014 tarihli ve 2012/4768
Soruşturma, 2014/780 Esas, 2014/445 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, uyarınca cezalandırılması ile 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/136 Esas, 2015/241 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine hükmedilmiştir.
3. Bahse konu kararın O yer Cumhuriyet savcısı ile şikayetçi Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/6565 Esas, 2021/2413 sayılı Kararı ile suçun mağduru olan Hazinenin 5271 sayılı Kanun’un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde, haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/952 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat hükmü verilmiştir.
5. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/952 sayılı ek Kararı ile Hazine vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekili, daha önce davaya katılma talebinde bulunulduğu, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanığın mahkûmiyeti yerine gerekçe gösterilmeden beraatine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğu, suça konu malların tasfiye ve suçta kullanılan vasıtaların müsadere edilmesi gerektiği, yargılama giderinin sanığa yükletilmesi ve Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ayrıca ek kararın kaldırılmasının gerekli olduğu sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.09.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle temyiz isteminin reddine dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.12.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/952 sayılı ek Kararın kaldırılmasına ve şikayetçi Hazinenin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince davaya katılmasına,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/355 Esas, 2021/952 sayılı Kararına yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.05.2023 tarihinde karar verildi.