Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/4838 E. 2023/2270 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4838
KARAR NO : 2023/2270
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Nitelikli zimmet
HÜKÜMLER : Eylemlerin sübutu halinde basit zimmet suçunu oluşturacağı kabulü ile zamanaşımı nedeniyle düşme

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2018/592 Esas, 2021/73 sayılı Kararının sanıklar, katılanlar ve suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Katılanlar … ve … vekilinin yüze karşı tefhim edilen hükümleri bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra verdiği 05.04.2021 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinden sonra yapılan temyiz istemi ile sanıkların zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükümlerini temyizde hukuki yararları bulunmadığından, vaki temyiz istemlerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; katılanlar … Konut Yapı Kooperatifi ve Hazine ile … vekillerinin temyizi üzerine yapılan incelemesinde, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2005 tarihli ve 2004/56787 Soruşturma, 2005/2858 Esas, 2005/267 numaralı İddianamesiyle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na (1163 sayılı Kanun) muhalefet, görevi kötüye kullanma ve nitelikli zimmet suçlarından sanıklar …, … ve … hakkında 1163 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle ek ikinci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi delaletiyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 240 ıncı maddesinin 12 defa tatbiki suretiyle ve aynı Kanun’un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanık … hakkında ise 1163 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle ek ikinci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 62 nci maddesi ve 765 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 240 ıncı maddesinin 7 defa tatbiki suretiyle ve aynı Kanun’un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2010 tarihli ve 2005/72 Esas, 2010/390 sayılı Kararı ile sanık … hakkında açılan kamu davasının 14.11.2007 tarihinde öldüğü tespit edildiğinden düşürülmesine, sanıklar …, … ve … hakkında ise zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet, görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
3.Dairemizin 20.06.2013 tarihli ve 2012/8739 Esas, 2013/6908 sayılı Kararı ile kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle “ortadan kaldırılmasına” dair hükümlerin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına, basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin ise “… …’in kooperatifin para ve malları üzerinde muhafaza, kontrol ve tasarrufta bulunma, tahsilat ve harcama yapma hususlarında genel kurul veya yönetim kurulu tarafından görevlendirildiğine ilişkin varsa karar ve belgelerin dosya içine alınması, bu şekilde bir görevlendirme bulunuyorsa eylemlerinin zincirleme zimmet, bulunmadığı takdirde ise zincirleme güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağının dikkate alınması; sanıklar … ve …’nin kooperatifin parasal işleriyle sanık …’in ilgilendiği ve söz konusu belgelerden haberlerinin olmadığına dair savunmalarının sanık … tarafından doğrulanması ve alınan bilirkişi raporunda sanıklar … ve …’ye yapılabilecek herhangi bir zimmet isnadı olmadığının belirtilmesi de gözetilerek, kooperatifin ve şirketin parasal iş ve işlemleriyle kimin ilgilendiğinin, fiilen işi yürütenlerin kim veya kimler olduğunun açıklığa kavuşturulmasından sonra sanıklar … ve … kendilerine ait bulunan yetki ve sorumlulukları diğer sanığa devredip harcama ve işlemlerini denetlememek suretiyle gerçekleştirdikleri eylemlerin denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olma veya görevi ihmal suçlarını oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılmaksızın eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hükümler kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine dosyayı ele alan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 14.01.2015 tarihli ve 2013/357 Esas, 2015/4 sayılı Kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davalarında sanık …’in eyleminin güveni kötüye kullanma, diğer sanıkların eylemlerinin ise görevi ihmal suçlarını oluşturduğunun kabulüyle açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir.
5.Dairemizin 27.09.2018 tarihli ve 2018/4037 Esas, 2018/6328 sayılı Kararı ile “…20.06.2013 tarihli uyulmasına karar verilen bozma ilamımızda da belirtildiği gibi sanık …’in kooperatifin para ve malları üzerinde muhafaza, kontrol ve tasarrufta bulunma, tahsilat ve harcama yapma hususlarında yetkisi veya bu konuda bir görevlendirme olup olmadığının araştırılmasından, sanıkların sorumluluğunu ayrı ayrı irdeler ve önceki bilirkişi raporlarını karşılar şekilde uhdelerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre suç vasfı tayin edilip sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden ve Dairemizin 20.06.2013 günlü bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra dönülemez nitelikteki bu kararın gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması” nedeniyle sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
6.Bozmaya uyularak yapılan yargılamada İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, temyiz incelemesine konu 04.03.2021 tarihli ve 2018/592 Esas, 2021/73 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında basit zimmet suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … Konut Yapı Kooperatifi vekilinin temyiz itirazları, sanıkların üzerlerine atılı eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğuna ve zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde dolmadığına ayrıca sair nedenlere ilişkindir.
2.Katılanlar Hazine ile … vekilinin temyiz itirazları, sanıkların eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğuna, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm kurulması nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
3.Sanıkların temyiz itirazları, usul ve yasaya aykırı hükümlerin bozulması istemine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1.Sanıkların üzerlerine atılı 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli zimmet suçunun anılan maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı Kanun’un 102 nci ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkraları gereğince 22 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu itibarla hüküm tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2.Nitelikli zimmet suçunun suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 102 nci ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkralarında belirtilen 15 yıllık asli ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 31.03.2000 ile inceleme günü arasında olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar … ve … vekili ile sanıkların temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2018/592 Esas, 2021/73 sayılı Kararına yönelik katılanlar Hazine, bakanlık ve kooperatif vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.