Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/5063 E. 2023/12423 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5063
KARAR NO : 2023/12423
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/219 Esas, 2022/118 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklardan … hakkında zincirleme tefecilik,
… hakkında zincirleme güveni kötüye kullanma suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince sanıklar müdafiilerinin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.12.2012 tarihli ve 2012/18182 Soruşturma, 2012/6045 Esas, 2012/2446 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında tefecilik ve tehdit suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 241 inci maddesinin birinci fıkrası ile 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanık … hakkında ise tefecilik, tehdit ve güveni kötüye kullanma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 241 inci maddesinin birinci fıkrası; 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 3 kez 155 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 63 ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları ile hak yoksunlukları ve mahsup hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2012/739 Esas, 2015/69 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında tefecilik ve tehdit suçlarından ayrı ayrı beraatlerine, sanık … hakkında zincirleme güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmolunmuştur.
3.Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 22.02.2021 tarihli ve 2020/5167 Esas, 2021/729 sayılı Kararı ile sanık … hakkında tefecilik suçundan verilen beraat ve sanık … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
4.Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/219 Esas, 2022/118 sayılı Kararı ile sanık … hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 3 yıl 9 ay hapis ve 625 tam gün karşılığı 18.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ayrıca 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ise zincirleme güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 110 tam gün karşılığı 3.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ayrıca 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … müdafii, sanığın üzerine atılı tefecilik suçu sübut etmediği halde eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle kararın bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
B.Sanık … müdafii, olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçu sübut etmediği halde eksik inceleme ile talebe rağmen lehe hükümler uygulanmadan mahkumiyet hükmü kurulması gerekçeleriyle temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … ‘in hatır çeki olarak şikayetçi …’dan aldığı çekleri sanık …’dan faiz karşılığı borç para alırken kullandığı, çeklerin ticari ilişkiye yönelik değil sanık … ‘in bankalardan kredi alımı sırasında kullanması için hatır çeki olarak verildiği gerekçesiyle bu sanığın zincirleme olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu, diğer sanık …’ın ise birden fazla kez faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle zincirleme biçimde tefecilik suçunu işlediği iddia edilen somut olayda, Mahkemece; sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 07.03.2013 tarihli sorgu ile hüküm tarihi arasında 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
B.Sanık … hakkında zincirleme olarak güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
Somut olayda güveni kötüye kullanma suçunun konusunu sanığın şikayetçi …’dan aldığı çeklerin oluşturduğu, bahse konu çekler üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmadığı, başkası yerine sahte imza atılmadığı, bu yönde bir iddia da bulunmadığı, sanık …’a verilmiş çeklerin kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren kambiyo senedi niteliğini sürdürmekle birlikte alacağın temliki hükümleri gereği ciro yolu ile devri mümkün olup, temlik sureti ile alacağı devralan kişinin hukuki hakları da devralmış olacağı gözetildiğinde; sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşmayacağı, hukuki mahiyet arz eden uyuşmazlık niteliği taşıdığı anlaşıldığından, sanığın beraati yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/219 Esas, 2022/118 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/219 Esas, 2022/118 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.