Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/5592 E. 2023/11429 K. 27.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5592
KARAR NO : 2023/11429
KARAR TARİHİ : 27.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/368 Esas, 2022/236 Karar
SUÇ : Zincirleme tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/368 Esas, 2022/236 sayılı Kararının sanık müdafii ile suçtan zarar gören … vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
…’ın tefecilik suçunun zarar göreni olduğu anlaşılmakla, davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ile sanık hakkındaki hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince davaya katılmasına karar vermek gerekmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2014 tarihli ve 2014/1104 Soruşturma, 2015/6 Esas, 2015/6 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/23 Esas, 2016/380 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri gereği 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
3.Sanık müdafiinin temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/6666 Esas, 2021/2175 Karar sayılı ilamı ile; sanığın, katılanın kredi borçlarını ödemesi karşılığında toplam ne kadar menfaat elde ettiğinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi, tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması yaptırılması, varsa alacaklı olduğu icra dosyalarının tespiti ile borçluların tanık olarak dinlenmesi ve suç tarihinin tespit edilmesi amacıyla bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/368 Esas, 2022/236 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … vekilinin temyiz sebepleri
Katılma taleplerinin reddedilerek lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın, katılan … ve mağdur …’nun bankalardan aldıkları krediler için kefil olduğunu, krediler ödenmeyince sanığın kefil olduğu kredi borçlarını ödeyerek bu ödemeler nedeniyle asıl borçlulara icra takibi başlattığını, tefecilik yaptığına dair yeterli delil olmadığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılan … ve mağdur …’nun borçlarını ödeyerek bu ödemeler karşılığında sırasıyla 58.840,11 TL ve 39.000 TL kazanç elde ettiği kabulü ile zincirleme şekilde tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında katılan … ve suçtan zarar gören …’ya faiz karşılığı ödünç para verdiği iddia ve kabul edilerek zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin gerektiği, sanığın savunmasında, icra takibine maruz kalmamak için kefil olduğu borçları ödediğini ve ödediği parayı geri almak için de asıl borçluya icra takibi yaptığını ifade ettiği, vergi kaydı olmayan sanık hakkında yaptırılan kolluk araştırmasında tefecilik yaptığına ilişkin bir bilgiye rastlanmadığının bildirildiği, sanık savunması ile katılan ve suçtan zarar görenin beyanlarına göre borç paranın faiz karşılığı verildiğinin ve keza aralarında faiz anlaşması yapıldığının sabit olmadığı, bu itibarla gerçekleşme şekline göre somut olayda tefecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/368 Esas, 2022/236 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.