YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8169
KARAR NO : 2023/2899
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.07.2015 tarihli ve 2015/73854 Soruşturma, 2015/24886 Esas, 2015/2688 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2…. 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2015 tarihli ve 2015/348 Esas, 2015/298 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/257 Esas, 2015/523 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4.Bahse konu kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.09.2019 tarihli ve 2018/8124 Esas, 2019/8722 sayılı Kararı ile eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması ile katılan …’ın gerekçeli karar başlığında şikayetçi sıfatıyla gösterilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin (b) bendine muhalefet edilmesi nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2020 tarihli ve 2019/578 Esas, 2020/382 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 187 gün karşılığı 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
6.Bahse konu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2022 tarihli ve 2021/12998 Esas, 2022/1710 sayılı Kararı ile “1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 34. maddesi ile avukatlar yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmakla yükümlü kılınmış olup; dosya kapsamı, sanığın savunması ve olayın gelişimi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca görevini özen ve doğruluk içinde yerine getirmek yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabul edilebileceği, eyleminin ancak disiplin hukuku kapsamında değerlendirilebileceği, bu itibarla üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi ve kabule göre de 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının tatbiki sırasında sınırlı uygulama yapılması” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
7.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyizi, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, alacaklı vekili sıfatıyla katılan aleyhine başlattığı icra takibine konu senede ilişkin İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/689 Esasına kayden görülen menfi tespit davasında, icra takibinin mahkeme sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına dair 01.03.2013 tarihli ihtiyati tedbir kararının verildiğini bildiği halde, katılanın menkul ve gayrimenkullerine haciz işlemi uygulanması için 05.06.2013 ve 23.09.2013 tarihlerinde talepte bulunarak katılanın mağduriyetine neden olmak suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla yüklenen suçtan cezalandırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; sanığın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34 üncü maddesi uyarınca görevini özen ve doğruluk içinde yerine getirmek yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve eyleminin ancak disiplin hukuku kapsamında değerlendirilebileceği, bu itibarla üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabulüyle beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılanın temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/172 Esas, 2022/249 sayılı Kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.