Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/1153 E. 2023/7008 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1153
KARAR NO : 2023/7008
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/289 Esas, 2015/282 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇLAR : Basit zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na (1163 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜM : A)Sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat,
B)Sanıklar hakkında 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkumiyet,
C)Sanık … hakkında basit zimmet suçundan beraat.

Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/289 Esas, 2015/282 sayılı Kararının sanık … müdafii, katılan … suçtan zarar gören vekilleri ile sanıklar …, … ve … tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere “suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazine ile …’ün katılma ve bu suçtan verilen hükümleri temyiz hakları olmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında basit zimmet ve 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca katılanlar vekillerinin basit zimmet, sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve …’ın 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince açıklanan husus dışında temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2014 tarihli ve 2014/5282 Soruşturma, 2014/1767 Esas, 2014/161 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında basit zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 1163 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin son fıkrası yollamasıyla ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası, sanıklar …, …, … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 1163 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin son fıkrası yollamasıyla ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/289 Esas, 2015/282 sayılı Kararı ile sanıkların 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 1163 sayılı Kanun’un ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 41 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ve doğrudan hükmolunan 820 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, sanık …’ün ayrıca basit zimmet suçundan, aynı madde ve fıkranın (e) bendi gereği beraatlerine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafii, sanığın 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediğine yönelik somut ve kesin delil bulunmadığı, suç kastı ve kamu zararı olmadığından bahisle mahkumiyet hükmünü temyiz etmiştir.
2.Sanıklar … ve …, 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediklerine yönelik maddi ve somut delil bulunmadığından bahisle haklarındaki mahkumiyet hükmünü temyiz etmişlerdir.
3.Sanık …, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü gerekçesiz şekilde temyiz etmiştir.
4.Katılan … vekili, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarına ilişkin olarak, eksik incelemeyle tanzim edilen ve aralarında çelişki bulunan bilirkişi raporları doğrultusunda hüküm kurulduğundan bahisle hükümleri temyiz etmiştir.
5.Katılan Hazine vekili, sanıkların zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından ceza almaları gerekirken haklarında beraat kararları verildiğinden bahisle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde S.S. Çeltikçi Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi başkanı olan sanık …’ün, kooperatif ortaklarından icra kanalı ile tahsil edilip kendisine teslim edilen ve kooperatif hesaplarına intikal ettirilmeyen 3.235,72 TL’yi uhdesinde tuttuğu, keza kooperatif yönetim kurulunda başkan ve üye olan sanıklar tarafından kooperatifin kanunen tutulması zorunlu olan genel kurul karar defterinin tutulmadığı, yevmiye ve envanter defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, 2007-2009 envanter kaydı ile 2006 yılı defteri kebirinin de bulunmadığı, hakeza sanıkların 27.11.2006 tarihinde 3 yıllığına görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri, 2006, 2007, 2008 ve 2009 yılı genel kurullarında yönetim ve denetim kurulu seçimleri ile ilgili herhangi bir maddenin genel kurul görüşüne sunulmadığı ve görev süreleri geçmesine rağmen aynı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin halen kooperatifte yönetim ve denetim kurulu üyeleri olarak gözüktüğü, bu durumun 1163 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinin son fıkrasına aykırılık oluşturduğu iddialarıyla zimmet, görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından açılan kamu davasında, Mahkemece; dosyaya mübrez bilirkişi raporuna göre, sanık …’in zimmetinde bulunan bir para bulunmadığı gibi kooperatiften alacağının bulunduğu, görevi kötüye kullanma suçuna yönelik eylemler nedeniyle objektif cezalandırma şartlarının gerçekleşmediği gerekçeleriyle zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanıkların ayrı ayrı beraatlerine, 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan ise tüm sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında basit zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar hakkında 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyeleri olup haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların yargılama konusu eylemlerinin 1163 sayılı Kanun’un ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, sanıklar hakkında bu suçtan yapılan soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/289 Esas, 2015/282 sayılı Kararıyla sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik Hazine ve … vekillerinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/289 Esas, 2015/282 sayılı Kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/289 Esas, 2015/282 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.