Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/1154 E. 2023/4820 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1154
KARAR NO : 2023/4820
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/292 Esas, 2019/555 Karar
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : Rüşvet alma suçundan mahkûmiyet

İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2016/292 Esas, 2019/555 sayılı Kararının sanıklar … ve … müdafileri, sanık … ile suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Suçtan zarar gören … vekilinin temyizinin sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre icbar suretiyle irtikap suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde sanıklar … ve … bakımından müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2011 tarihli ve 2011/4101 Esas, 2010/44728 Soruşturma, 2011/141 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2012 tarihli ve 2011/97 Esas, 2012/480 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Bahse konu kararların sanıklar … ve … müdafileri, sanık …, katılan … vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.05.2016 tarihli ve 2014/2027 Esas, 2016/4793 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek, sanıkların eylemlerinin rüşvet alma suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet kararları verilmesi, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2016/292 Esas, 2019/555 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … vekilinin sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi; davadan haberdar edilmeden hüküm kurulduğuna, sanıkların alt sınırdan cezalandırılmalarının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; şikayetçilerin ifadelerinin birbiriyle çeliştiğine, şikayetçi ve tanık ifadelerinin GPS kayıtları ve kamera kayıtları ile örtüşmediğine, somut delilden uzak, çelişkili ifadelere dayanan yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğine,
3.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanık …’ın beyanındaki …. plaka sayılı aracın 31.10.2010 tarihinde katılanların iş yerinin bir sokak arkasında bulunduğu savunması ile şikayetçi, katılan … tanıkların cep telefonu operatörlerinden irtibat kurdukları noktalar araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, şikayetçi katılan … tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna, gerekçenin Anayasa’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olmadığına, …’in sabıkalı hali, …’ın kontör dolandırıcılığından suçüstü yakalanmış olmasının nazara alınması gerektiğine, GPS ve komşu dükkan kamera kayıtlarının şikayetçi ve tanık anlatımlarını doğrulamadığına, sanık savunmalarının dikkate alınmadığına,
4.Sanık …’ın temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, somut delil olmadığına, birbiriyle çelişen katılan beyanları dışında delil olmadığına, GPS kayıtlarının nazara alınmadığına,
İlişkindir.
IV. GEREKÇE
Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.10.2012 tarihli ve 2011/97 Esas, 2012/480 sayılı mahkumiyet Kararının Dairemizin 09.05.2016 tarihli, 2014/2027 Esas ve 2016/4793 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, mahkemenin bozma ilamı üzerine verdiği yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı gözetilerek, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, bozma ilamının tekrarı ile gerekçesiz hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü ve 230 uncu maddelerinin birinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırı davranılması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2016/292 Esas, 2019/555 sayılı Kararına yönelik sanıklar … ve … müdafileri, sanık … ile katılan … vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, sanık …’ın hakkındaki 26.12.2019 tarihli mahkumiyet hükmü, tüm sanıklar açısından 04.10.2012 tarihli hükümler yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.