Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/1157 E. 2023/7437 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1157
KARAR NO : 2023/7437
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/267 Esas, 2016/72 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜMLER : Beraat

Simav Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2013/267 Esas, 2016/72 sayılı Kararının katılan ve suçtan zarar gören vekilleri ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 18 inci maddesinin ikinci fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz eden O yer Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen 08.02.2016 tarihli temyiz dilekçesinde her ne kadar ihale numarası olarak 2012/20002 yazılmış ise de temyiz iradesinin dilekçe içeriğine göre 24.08.2012 tarihinde yapılan 2012/116629 numaralı ihaleyle ilgili olarak sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma kurulan beraat hükümlerine yönelik olduğu, katılanlar Hazine ve … vekillerinin ise tüm hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Simav Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2013 tarihli ve 2013/650 Esas, 2013/239 Soruşturma, 2013/207 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (c) bendi delaletiyle birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında ise ihaleye fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 235 nci maddesinin 2 nci fıkrasının (c) bendi delaletiyle birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve tüm sanıklar haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Simav Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2013/267 Esas, 2016/72 sayılı Kararı ile sanıkların ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, 03.12.2015 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre, 2012/20002 kayıt numaralı ihaleyle ilgili 17.02.2012 tarihli mahalli gazete nüshalarına göre işin fiili bitim tarihi ile ihale tarihi arasında uyumsuzluk olması ve bunun polis raporu ile de belirtilmesi ile bu durumun tespiti açısından teknik bilirkişiler tarafından olay yerinde inceleme yapılarak bu hususun rapora aktarılmasının gerektiğinin belirtilmesine rağmen, mahallinde keşif yapılarak teknik bilirkişi raporu aldırılmadan eksik inceleme sureti ile hüküm tesisinin hatalı olduğuna ilişkindir.
2.Katılanlar vekillerinin temyiz talepleri, beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sübut bulduğuna yöneliktir.

III. GEREKÇE
1.İhaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için kanunlarda öngörülmüş ihale usullerinden biriyle yapılmış ya da yapılacak bir ihale ve iş olmasının zorunlu olduğu, ihalenin şeklen yapılıp ihaleye konu işin daha önceden icra edildiğinin anlaşılması halinde, ihale komisyonu kararı öncesinde alım işlemlerini yapan ve daha sonra buna ilişkin olarak mevzuata aykırı belge düzenleyerek fiili durumu hukukileştirmeye çalışan kamu görevlilerinin görev gereklerine aykırı hareket ederek alımın gerçekleştirildiği kişiye yarar sağladıklarının, ihaleye girme imkanı bulunan kişilerin bu imkandan yoksun bırakılmaları suretiyle de onların mağduriyetine yol açarak görevi kötüye kullanma suçunun işlendiğinin kabul edilmesi gerekeceği, bu itibarla iddianamede 2012/116629 kayıt numaralı ihaleyle ilgili sanıklara yüklenen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturacağı, ayrıca iddianamede 17.02.2012 ve 11.07.2012 tarihlerinde düzenlenen ihaleler nedeniyle ilgili kurum açısından zarar oluşmadığı nazara alındığında isnatların sübutu halinde 6459 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendindeki suçu oluşturacağı anlaşılmıştır.
2.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 235 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenecek cezaların üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemlerin 06.05.2014 ve 13.06.2014 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Simav Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2013/267 Esas, 2016/72 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.