YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4137
KARAR NO : 2023/5998
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/154 Değişik iş
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR : Birleştirme uyuşmazlığının çözülmesine ilişkin
İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/154 Değişik iş sayılı Kararı ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi uyarınca bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına dair yüksek görevli mahkemece verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/27013 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/27013 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, … 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, … 3. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirmeye muvafakat hususunda yazı yazıldığı, her ne kadar … 3. Asliye Ceza Mahkemesince birleştirmeye muvafakat edilmediğinin bildirilmesine rağmen, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01,2021 tarihli kararı ile dosyanın … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/804 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Ceza yargılamasında genel kaide, açılan her dava üzerine ayrı bir yargılama yapılması olup uyuşmazlıklar arasında bağlantı olduğunda, bağlantının mahiyeti icabı, istisnai hükümler doğrultusunda ana kuraldan ayrılarak farklı hareket edilebildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 8 ve 11. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, bağlantılı davaların birleştirilmesine karar verebilmek için; davalar arasında bağlantı olması, davaların birleştirilmesinde yarar görülmesi, birleştirmenin gerekli olması, birleştirmeye olanak bulunması ve birleştirme yasağının mevzu bahis olmaması gerektiği, kural olarak birleştirmede yarar bulunup bulunmadığının her olayda tetkik ve takdir edilmesinin de o yargılamayı yürüten hakime ait olduğu, farklı mahkemede yürütülmekte olan dava ile eldeki davanın birleştirilmesi ve dosyanın gönderildiği mahkemece birleştirme kararının kabul edilmesi halinde yargılamaya devam edileceği, kabul edilmemesi durumunda ise birleştirme uyuşmazlığının meydana geleceği, 5271 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre birleştirme uyuşmazlığının ortak yüksek görevli mahkemece çözüleceği,
Somut olayda suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının … 3. Asliye Ceza Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği ve bu itibarla merci İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesince yargılamanın … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/804 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/562 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/804 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava ile fiili ve hukukî irtibat bulunması nedeniyle davaların birleştirilmesi için … 3. Asliye Ceza Mahkemesinden muvafakat istenmiş, muvafakat verilmemesi üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/562 Esas, 2021/58 sayılı Kararı ile davaların birleştirilmesine, olumsuz birleştirme uyuşmazlığının çözümü için dosyanın İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/154 Değişik iş sayılı Kararı ile … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararından sonra … 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından uyuşmazlık çıkartacak bir karar verilmiş olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası “Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır”, 10 uncu maddesi “Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir”, 11 inci maddesi “Mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlantı görürse, bu bağlantı 8 inci maddede gösterilen türden olmasa bile, birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir”, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 17 nci maddesi “(1) Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür. (2) Bu hâlde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber, mahkeme lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir. (3) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür” hükümlerini içermektedir. Ceza yargılamasında genel kaide, açılan her dava üzerine ayrı bir yargılama yapılması olup uyuşmazlıklar arasında bağlantı olduğunda, bağlantının mahiyeti icabı, istisnai hükümler doğrultusunda ana kuraldan ayrılarak farklı hareket edilebildiği, 5271 sayılı Kanun’un 8 ve 11 inci maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, bağlantılı davalar ayrı ayrı görülebileceği gibi istisnai durumlardan biri olan davaların birleştirilmesine karar verebilmek için; davalar arasında bağlantı olması, davaların birleştirilmesinde yarar görülmesi, birleştirmenin gerekli olması, birleştirmeye olanak bulunması ve birleştirme yasağının mevzu bahis olmaması gerektiği, kural olarak birleştirmede yarar bulunup bulunmadığının her olayda tetkik ve takdir edilmesinin de o yargılamayı yürüten hâkime ait olduğu, farklı mahkemede yürütülmekte olan dava ile eldeki davanın birleştirilmesi ve dosyanın gönderildiği mahkemece birleştirme kararının kabul edilmesi halinde yargılamaya devam edileceği, kabul edilmemesi durumunda ise birleştirme kararlarının itirazı mümkün olmayıp, esas hükümle birlikte denetime tabi olduğu hususu dikkate alınarak ortak yüksek görevli mahkemece uyuşmazlığın çözülmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemeler arasında zımni birleştirme uyuşmazlığının oluştuğu, aynı Kanun’un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortak yüksek görevli mahkeme olan İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesince, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/804 Esas sayılı dosyasının derdest olup olmadığı hususu da araştırıldıktan sonra, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/804 Esas sayılı dosyası üzerinden değerlendirilmesine ve davanın bu dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve bu itibarla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/154 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.