Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/4954 E. 2023/8513 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4954
KARAR NO : 2023/8513
KARAR TARİHİ : 12.09.2023


MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2254 Esas, 2022/660 Karar

SUÇ : Rüşvet alma
HÜKÜMLER : 1) İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/195 Esas, 2020/133 sayılı Kararı ile; rüşvet almaya teşebbüs suçundan mahkumiyet,
2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/2254 Esas, 2022/660 sayılı Kararı ile; mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.02.2019 tarihli ve 2019/12925 Esas, 2018/224713 Soruşturma, 2019/1132 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi ve 63 üncü maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B.İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/195 Esas, 2020/133 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet almaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına ve 63 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2020/1698 Esas, 2021/1180 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Ç.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun, 09.09.2021 tarihli ve 2021/82 Esas, 2021/82 sayılı Kararı ile sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince kurulan hükme yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun’un 308/A maddesi gereği olağanüstü itiraz yasa yolu başvurusu üzerine, esastan red hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.
D.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/2254 Esas, 2022/660 sayılı Kararı ile sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın tüm dosya kapsamına göre eylemi gerçekleştirdiği sabit olmasına rağmen beraatine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şikayetçi …’un sahibi ve yetkilisi olduğu … Grup İnşaat Mimarlık Ltd. Şti. ile Reklam Prodüksiyon Hizmetleri İnşaat San. ve Dış Tic. Ltd. Şti’leri üzerinde vergi müfettiş yardımcısı sanık … tarafından yapılmakta olan vergi incelemesinde süre uzatım taleplerinin kabulü ile var olan vergisel sıkıntılarla ilgili olumlu rapor yazılacağını söyleyerek temyiz dışı sanıklar …,…,… aracılığı ile menfaat sağladığı kabul edilerek sanık hakkında rüşvet almaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanın vergi incelemesini yapan sanık …’in, hiçbir aşamada katılan ve haklarında nüfuz ticareti suçundan mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı diğer sanıklarla temaslarının ve görüşmelerinin olmadığı, herhangi bir iletişim tespitlerinin elde edilmediği, rüşvet anlaşmasının sanık … ile yapıldığına dair bir delile rastlanılmadığı gibi sanık …’in temyiz dışı diğer sanıklarla fikir ve irade birliği içerisinde bulunduğuna ilişkin bir delilin de bulunmadığı, aksine sanık …’in inceleme yaptığı katılana ait şirket yönünden matrah artırımına ilişkin talebin şirket zararına olacak şekilde reddini sağladığı, bunun üzerine katılanın sanığın görevden çekilmesi için başvuruda bulunduğu, sanık …’in suçun sübutuna ilişkin taraflarla hiçbir iletişim kaydının bulunmadığı, temyiz dışı sanık … ile aynı birimde çalışmasının ve …’un katılan ile temas halinde olmasının sanık … yönünden suçun delili olarak kabul edilemeyeceği gibi süre uzatma taleplerinin … tarafından kabul edilmesinin suçun tek başına delili olarak görülemeyeceği, zira süre uzatım taleplerinin kabulünün uygulamada olağan olduğu, sanık …’in üzerine atılı rüşvet alma suçunun sübut bulmadığı ve atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yetecek kesin ve somut delil elde edilemediğinden sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/2254 Esas, 2022/660 sayılı Kararında katılan Hazine vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.