YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5045
KARAR NO : 2023/7748
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Tefecilik
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi
… Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2021 tarihli ve 2020/10539 Soruşturma, 2021/4320 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/966 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 15.06.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35825 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35825 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, … 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.06.2022 tarihli kararı ile, müştekilerin babası müteveffa Abdullah Melih Çağrı’ya karşı işlendiği iddia edilen tefecilik suçunun mağdurunun tüm toplum olduğu, dolayısıyla adı geçen şahsın suçun doğrudan mağduru olmadığı cihetle, varisleri olan müştekilerin itiraz hakkı bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmişse de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 07.07.2022 tarihli ve 2022/3877 esas, 2022/9301 karar sayılı ilâmında yer alan “…Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği anlaşılmakla, …müşteki… şüpheliler tarafından kendisine faiz karşılığında para verildiğine yönelik şikayette bulunması karşısında, adı geçen müştekinin şüphelilere isnat ettiği suçtan zarar gören sıfatının ve verilen kararlara itiraz hakkının bulunduğu cihetle, Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2021 tarihli kararına karşı müştekinin itiraz hakkı bulunduğu gözetilip işin esasına geçilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, itirazın yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, müştekilerin müteveffa babaları Abdullah Melih Çağrı’ya şüpheli tarafından faiz karşılığında para verildiğine yönelik şikayette bulunmaları karşısında, adı geçen müteveffa Abdullah Metin Çağrı’nın suçtan zarar gören sıfatının ve verilen kararlara itiraz hakkının bulunduğu, dolayısıyla 25/07/2019 tarihinde vefat eden babaları adına kanuni mirasçıları olan çocukları … ve …’nın da, … Cumhuriyet Başsavcılığının 09/06/2021 tarihli kararına karşı itiraz hakkı bulunduğu gözetilip işin esasına geçilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, itirazın yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Şüpheli hakkında tefecilik suçunu işlediği iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.06.2021 tarihli ve 2020/10539 Soruşturma, 2021/4320 sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair Karar verilmiştir. Şikayetçiler vekilinin itirazı üzerine mercii … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/966 Değişik iş sayılı Kararı ile Abdullah Melih Çağrı’nın varisleri olan şikayetçilerin, tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişinin gerçek anlamda suçun pasif faili olduğu ve suçun doğrudan mağduru olmadığı, bu itibarla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakları bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçiler vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir…”, 173 üncü maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir…” hükümlerini içermektedir.
3.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekmektedir. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; mercii … 2. Sulh Ceza Hakimliğince, şikayetçilerin suçtan zarar gören sıfatlarının ve bu itibarla karara itiraz haklarının bulunduğu gözetilerek işin esasına yönelik karar verilmesi yerine itiraz haklarının bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2…. 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/966 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.