YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5587
KARAR NO : 2023/9193
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
…
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/250 Esas, 2015/515 Karar
SUÇLAR : Tefecilik, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a (6136 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜMLER : Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında zincirleme tefecilik, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında zincirleme şekilde kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ile sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından mahkumiyet
…
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2014/250 Esas, 2015/515 sayılı Kararının, katılan vekili, sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Katılan Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde tefecilik suçundan beraat ettikleri ve aleyhlerinde temyiz yoluna başvurulduğu belirtilen sanıklar …, …, …, … ve … hakkında adı geçen suçtan kamu davası açılmadığı ve temyize tabi herhangi bir hüküm kurulmadığı tespit edilmiştir.
Sanıklardan …, …, …, …, …, … ve … hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet, …, …, …, … ve … hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan kurulan mahkumiyet ile … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden sanıklar müdafiilerinin sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini, katılan Hazine vekilinin tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerini vekalet ücretine hasren temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2014 tarihli ve 2014/20811 Soruşturma, 2014/7505 Esas, 2014/569 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında zincirleme şekilde kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 228 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2014/250 Esas, 2015/515 sayılı Kararı ile sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında zincirleme şekilde kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 228 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri, sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri, sanıkların üzerlerine atılı suçların sübut bulmadığına yöneliktir.
2.Katılan Hazine vekilinin temyiz sebepleri, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükümlerinin ve mahkumiyet hükümlerine ilişkin idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; suç tarihinde sanıkların, faiz karşılığında suçtan zarar görenlere borç para verdiklerinin suçtan zarar gören beyanları ve iletişimin tespiti tutanakları ile sabit kabul edilerek tefecilik suçundan, bir kısım sanığın işletmeciliğini yaptığı kafe, lokal ve kahvehanelerde kumar oynanmasına izin verildiği, diğer sanıkların da çalışan olarak eyleme iştirak ettiğinin yine tanık beyanları ve iletişimin tespiti tutanakları ile sabit kabul edilerek kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan, …’in ev aramasında ele geçen tabancanın 6136 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde sayılan özelliklere haiz olduğu tespit edildiğinden 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılmalarına, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarını işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle tüm sanıkların bu suçlardan beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı Kanun’un “Tesadüfen elde edilen deliller” başlıklı 138 inci maddesinin ikinci fıkrası “Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet savcılığına derhâl bildirilir” şeklinde hüküm altına alınmış olup, 01.06.2005 tarihinden sonra başvurulacak olan iletişimin denetlenmesi tedbiri sırasında, soruşturma veya kovuşturma ile ilgili olmayan, ancak 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suç ya da suçlardan birisinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek delilin elde edilmesi durumunda “tesadüfen elde edilen delil” olarak adlandırılan bu delilin belirtilen suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmasının olanaklı hale getirildiği, bu düzenlemeyle telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, soruşturma veya kovuşturmayla ilgili olmayan, fakat 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan katalog suç ya da suçlardan birisinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delilin elde edilmesi durumunda, söz konusu delilin ceza yargılamasında kullanılabileceğinin kabul edilmiş olması, tedbirin uygulanması sonucunda elde edilen delillerin 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlarla sınırlı olmak kaydıyla, aynı soruşturma ya da kovuşturmayla ilgili suçlar yönüyle öncelikle kullanılabileceğinin kabulünü gerektirdiği, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen kararlara dayanılarak uygulanan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanmak suretiyle elde edilen görüşme kayıtlarının, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesiyle 135 inci maddeye eklenen ve suç tarihlerinde katalog suçlar arasında yer almayan tefecilik suçu yönünden yasal delil olarak kabul edilemeyeceği nazara alınarak, hukuka aykırı nitelikteki bu deliller dışlanarak mevcut delillerin değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanıklar hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanıklardan …, …, …, … ve … hakkında zincirleme şekilde kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ile … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde ise;
Hakkında mahkumiyet hükümleri kurulan sanıkların yargılama konusu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 228 inci maddesinin birinci fıkrası ve 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan suçlara ilişkin olduğu ve bu suçlar yönünden 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 inci maddesinin birinci fıkrası ile seri yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “seri muhakeme usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesi gereğince “seri yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2014/250 Esas, 2015/515 sayılı Kararına yönelik sanıklar sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … müdafileri ile katılan Hazine vekilinin temyiz istemleri ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ile 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçları yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.
…