YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5588
KARAR NO : 2023/7911
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1017 Esas, 2022/1147 Karar
SUÇLAR : Basit zimmet
HÜKÜMLER : A) … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2018/374 Esas, 2021/461 sayılı Kararı ile; tüm sanıklar hakkında atılı suçtan beraat,
B) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/1017 Esas, 2022/1147 sayılı Kararı ile; istinaf başvurularının esastan reddi.
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili ve sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.08.2018 tarihli ve 2018/8766 Soruşturma, 2018/4623 Esas, 2018/457 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2021 tarihli ve 2018/374 Esas, 2021/461 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/1017 Esas, 2022/1147 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin 17.06.2022 havale tarihli dilekçesi, sanıkların kamu görevlisi olarak kabul edilmeleri gerektiği, eylemlerinin zimmet suçunu oluşturduğu ve bu suçtan cezalandırılmaları yerine beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına dairdir.
2.Sanık … müdafii, beraat kararının sanığın suçu işlemediğinin sabit olması gerekçesiyle verilmesi gerekirken, eylemin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve kamu görevlisi olmayan sanığın özgü suç niteliğindeki görevi kötüye kullanma suçunun faili olamayacağı şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmasının yerinde olmadığından bahisle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresinde işçi kadrosunda görev yapan sanıklar ile teknik kısım amiri olarak görev yapan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık …’nun sorumluluklarında ve uhdelerinde bulunan 1468 adet su sayacının kaybolduğu iddiasıyla basit zimmet suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; hangi sayacın kimin uhdesinde olduğunun hiçbir tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilemediği, bu durumda suça konu eylemlerin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilebileceği, işçi statüsünde bulunan sanıkların özgü suç niteliğindeki bu suçun faili olamayacakları kabul edilerek 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemece kurulan beraat hükümlerinin gerekçesinde, sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilebileceği ve işçi statüsünde olmaları sebebiyle bu suçun faili olamayacakları belirtilmiş ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiş ise de; kamu görevlisinin memur olma zorunluluğunun bulunmadığı, sanıklardan … ve …’ın daimi işçi statüsünde görev yaptıkları ve 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde tanımlanan kamu görevlisi oldukları, diğer sanıkların eylemlerinin de görevi kötüye kullanma suçuna yardım etme kapsamında değerlendirilebileceği, buna karşın, teknik kısım amiri olan temyiz dışı sanık … tarafından Taşınır Mal Yönetmeliğine aykırı verilen sözlü talimatlar çerçevesinde yürütülen işleyişte, ekip işçisi olarak görevlendirilen sanıklara yüklenen bir muhafaza görevi bulunmadığı, hangi sanıklara hangi sayaçların teslim edildiğinin somut şekilde ortaya konulamadığı ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, delilleri takdir olunmak suretiyle kurulan beraat hükümleri, gerekçesi yerinde olmamakla birlikte sonucu itibarıyla doğru bulunmuştur.
B.Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İddiaya konu sayaçların, teknik kısım amiri olarak görev yapan temyiz dışı sanık …’nün sözlü talimatıyla keşif birimi olarak görevlendirilen daimi işçi statüsündeki … ile taşeron firmaya bağlı işçi statüsündeki …’ın sorumluluğunda kuruma ait idari binada muhafaza edilmekte iken kaybolduğu, sanıkların bu sayaçların muhafazası ve ekip işçilerine teslimiyle ilgili yetki ve sorumluluklarının bulunduğu, kamu görevlisinin memur olma zorunluluğunun bulunmadığı, kurumda daimi işçi olarak görev yapan … ‘ın 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde tanımlanan kamu görevlisi olduğu nazara alındığında, muhafaza ve teslimle ilgili görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kamunun zarara uğramasına sebebiyet verdiği ve bu itibarla icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu, kamu görevlisi olmayan …’ın ise kamu görevlisi tarafından işlenebilen ve özgü suçlardan olan bu suçun işlenişine 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği gözetilmeden, bu suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması nedeniyle beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının kabulü yerine esastan reddedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Sanık …’ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 19.02.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/1017 sayılı Kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B.Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2022/1017 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
…