YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5965
KARAR NO : 2023/7295
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/111 Esas, 2019/360 Karar
SUÇLAR : Zimmet, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, açığa imzanın kötüye kullanılması, özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Zincirleme nitelikli zimmet ve özel belgede zincirleme sahtecilik suçlarından mahkumiyet, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından karar verilmesine yer olmadığına
Dairemizin, 16.03.2023 tarihli ve 2020/4823 Esas, 2023/2749 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.05.2023 tarihli ve KD-2020/58968 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı maddenin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, bozma üzerine davaya yeniden bakacak ilk derece mahkemesinin, bozmanın sanık aleyhine olması ve bozmaya konu cezadan daha ağır bir ceza vermesi nedeniyle mutlaka sanığı dinlemesi gerektiği halde bozmadan sonraki yargılama aşamasında duruşmalara katılmayan sanığın müdafiinin beyanlarının alınması ile yetinerek karar vermek suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde savunma hakkını kısıtladığı kanaatine varıldığından, hükmün bozulması yerine düzeltilerek onanmasına karar verilmesi nedeniyle itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur.
II. GEREKÇE
Somut olayda; Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen, 16.09.2013 tarihli ve 2012/23 Esas, 2013/128 sayılı Karar ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis, resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına, 44 üncü maddesi hükmü uyarınca diğer suçlardan sanık hakkında ceza tayinine yer olmadığına dair karar, Dairemizin 28.02.2019 tarihli ve 2018/14125 Esas, 2019/2655 sayılı Kararı ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun Ek 2 nci maddesinin son fıkrasına göre Tarım ve Orman Bakanlığının, tarımsal kredi kooperatifleri ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma hakkı olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü ve 234 üncü maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun’un mağdur … katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan kurulan hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiş olup, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl 20 ay 18 gün hapis cezası ile özel belgede sahtecilik suçundan, aynı Kanun’un 207 nci ile 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına, aynı Kanun’un 44 üncü maddesi hükmü uyarınca diğer suçlardan sanık hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairemizin 28.02.2019 tarihli ilamı ile temyiz incelemesine konu hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin usul hükümlerine aykırılıktan bozulması, bu itibarla bozmanın sanık hakkında daha ağır cezayı öngören aleyhe bir bozma hükmü olarak kabul edilemeyeceği ve sanık müdafiinin bozmaya karşı beyanlarının alınmış olması karşısında, aşamalarda suça ilişkin savunmaları tespit olunan sanığın usuli nitelikteki bozma ilamına karşı beyanının ayrıca tespiti gerekmemekte olup zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına dair 16.03.2023 tarihli ilamımızda isabetsizlik bulunmamaktadır.
Belirtilen gerekçelerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 16.03.2023 tarihli ve 2020/4823 Esas, 2023/2749 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 16.03.2023 tarihli ve 2020/4823 Esas, 2023/2749 Karar sayılı ilamına ilişkin muhalefet şerhinde yer verdiğim düşüncelerle aynı doğrultuda bulunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.05.2023 tarihli ve KD-2020/58968 sayılı itirazının kabulü ile sanık hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına ilişkin kararımızın kaldırılarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.