Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/6005 E. 2023/7903 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6005
KARAR NO : 2023/7903
KARAR TARİHİ : 04.07.2023


MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2106 Esas, 2022/161 Karar
SUÇLAR : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜMLER : A) Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/494 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkumiyet,
B) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 26.01.2022 tarihli ve 2021/2106 Esas, 2022/161 sayılı Kararı ile; düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2021/2106 Esas, 2022/161 sayılı Kararının sanıklar müdafii ve katılan … vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli, 2021/204 Esas ve 2021/494 sayılı Kararı ile sanıkların icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına ilişkin hükümlere konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın ve keza aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz edilemeyeceğine ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiinin ve katılan … vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ayrı ayrı REDDİNE,
Dava dosyasının, Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy) (Karşı Oy)

KARŞI OY

Sanıklar hakkında Gaziantep 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23/11/2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/494 sayılı Kararı ile haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddenin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca “Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun’un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra işlenmek üzere takdiren 1 yıl 15 gün süreyle söz konusu kamu görevine ait hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına…” şeklinde karar verildiği,
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26/01/2022 tarihli ve 2021/2106 Esas, 2022/161 sayılı Kararıyla istinaf başvurusunun “Sanıklar hakkındaki yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Kanun’un 53/5 inci maddesi gereğince, ayrıca, cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere takdiren 1 yıl 15 gün süreyle TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği,

Söz konusu kararın temyizi üzerine Dairemizce 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafinin ve katılan … vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla REDDİNE karar verilmiş olup,
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “İlk derece mahkemelerince verilen 5 yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemelerinin kararları… temyiz edilemez” hükmünden ilk derece mahkemesince verilen hapis cezasını artırmayan karardan anlaşılması gerekenin sadece hapis cezası değil hapis cezasıyla birlikte verilen ve hapis cezasının kanuni sonucu olan güvenlik tedbirlerinin de birlikte düşünülmesinin gerektiği, Dairemizin 22/12/2021 tarihli ve 2021/12527 Esas, 2021/7035 sayılı Kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesince 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla birlikte verilen aynı Kanun’un 53/5. maddesindeki hak yoksunluğunun GENİŞLETİLDİĞİ, dolayısıyla sanık hakkında verilen hapis cezasının sonuçlarının artırıldığı sabittir.
Mahkemeye erişim hakkı Anayasa’nın 36 ncı maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Diğer yandan, Anayasa’nın 36 ncı maddesine “… ile adil yargılanma” ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dahil edildiği vurgulanmıştır.
Sözleşmeyi yorumlayan AİHM, Sözleşme’nin 6 ncı maddesinin bir numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiği anlaşılmıştır. Mahkemeye erişim hakkı, ilk derece mahkemesine dava açma hakkının yanı sıra itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkanı tanınmış ise anılan yollara başvurma hakkını da içerir.
Yargısal başvuruların birtakım usul kurallarına tabi kılınması tek başına mahkemeye erişim hakkını zedelemese de bu usul kurallarının tarafların aleyhine olacak şekilde yorumlanmaması gerekir.
Bu nedenle, söz konusu kararın temyizi kabil hale geldiğinden çoğunluğun temyiz isteminin reddi görüşüne katılmıyorum. 04/07/2023

… …
(Muhalif Üye) (Muhalif Üye)