YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/897
KARAR NO : 2023/7733
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Rüşvet alma ve rüşvet verme ile rüşvete aracılık etme
HÜKÜMLER : 1) Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/01/2018 tarihli ve 2016/292 Esas, 2018/5 sayılı Kararı ile; sanıklar … ve … haklarında rüşvet alma ve rüşvete aracılık etme suçlarından mahkumiyet, diğer sanıklar haklarında beraat,
2) Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 15/04/2019 tarihli ve 2018/1319 Esas, 2019/930 sayılı Kararı ile; beraat hükümlerine ve sanık … hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.04.2019 tarihli ve 2018/1319 Esas, 2019/930 sayılı Kararının katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
İlk Derece Mahkemesince sanıklar … ve … haklarında rüşvet alma ve rüşvete aracılık etme suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca anılan hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar …, …, …, … ve … haklarında rüşvet alma ve rüşvet verme ile rüşvete aracılık suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2016 tarihli ve 2016/2214 Soruşturma, 2016/21910 Esas, 2016/2159 numaralı İddianamesiyle sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında rüşvet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci, ikinci, dördüncü, beşinci ve yedinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2018 tarihli ve 2016/292 Esas, 2018/5 sayılı Kararı ile sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi gereği 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle birinci, yedinci ve dördüncü fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının tatbikine, diğer sanıklar haklarında rüşvet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararları verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.04.2019 tarihli ve 2018/1319 Esas, 2019/930 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri ile sanık … müdafii ve sanık …’un istinaf başvuruları üzerine, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne ve bu sanık dışındaki sanıklar haklarında verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekili, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraatlerine dair hüküm kurulması ile rüşvet suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanıklar … ve … hakkında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerektiğinden bahisle hükümleri temyiz etmiştir.
Katılan … vekili, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraatlerine dair hüküm kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğu sebebiyle beraat kararlarını temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İnceleme dışı sanık … ‘nin Adana Küçük Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yaptığı, …’in ise serbest olarak mali müşavirlik yaptığı, şikayetçi …’ün 11.01.2016 tarihinde kolluğa müracaat ettiği, sanık …’un şikayetçinin şirketi hakkında yaptığı vergi incelemesinde 600.000 TL matrah farkı tespit ettiğini, kendisine 100.000 TL vermesi karşılığında matrah farkını 30.000 TL’ye indirebileceğini söylediği, …’ün de sanık … ile aralarında geçen konuşmayı sanık …’e anlattığı, İsmail’in de durumu …’a söylemesi üzerine … ve…’un şikayetçiden para alınması konusunda görüşmeler yaptığı, sanık …’in, görevi ile ilgili bir işi yapmaması için sanık …’a menfaat sağlanması için aracılık ettiği iddiasıyla yapılan yargılamada, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği, diğer taraftan sanık …’un, daha önce çalıştığı Samanyolu adlı şirket hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişi sanık … tarafından inceleme yapıldığını, söz konusu şirketteki çalışma süresinin emeklilik işlemleri için önemli olduğunu, maliye kaydının bulunmadığını, sigortalı olduğu döneme ilişkin kısmın silinmesi halinde emeklilik hakkını kaybedeceğini ifade ederek sanık …’den yardım istediği, karşılığında menfaat sağlayabileceğini belirttiği, bunun üzerine …’ın, Sosyal Güvenlik Kurumu denetmeni olan sanık …’ı arayarak yardım istediği, Bülent’in durumu … ile görüştükten sonra …’ı aradığı, işin hallolacağını söylediği, …’in eşi için cep telefonu ve çocuğu için laptop istediği, sanık …’ın da Teknosa adlı firmadan bir cep telefonu alarak sanık …’e verdiği, daha sonra …’ın lehine rapor düzenlendiği, böylece sanık …’ın, …’e aracılar vasıtasıyla menfaat sağladığı, sanıklar … ve …’ın ise rüşvet anlaşmasının sağlanması için rüşvet teklif ve talebinin karşı tarafa iletilmesini sağlayarak aracılık ettikleri iddiasıyla yapılan yargılamada, sanıkların suçlamaları kabul etmediği, bahsi geçen telefonun ertesi gün alındığı firmaya iade edildiği ve karşılığında verilen çekin kullanılmadığı, sanıklarla hiçbir şekilde irtibatı saptanamayan sanık …’in görev alanına giren bir işle ilgili olarak diğer sanıklar tarafından kendisine ulaştırılmış bir teklifin varlığının tespit edilemediği, bu manada rüşvet için anlaşmanın söz konusu olmadığı, bu sanıkların kendi aralarındaki konuşma ve hareketleri ile sanık …’ın sanık …’den habersiz şekilde …’e telefon vermeye çalışmasının suçun kanuni tanımına uymadığı gerekçesiyle sanıkların açılan kamu davalarından beraatlerine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
Katılanlar vekillerinin temyiz isteklerinin yapılan değerlendirmesinde; delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usûl ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, verilen kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan … vekilinin, sanıklar … ve … haklarında rüşvet alma ve rüşvete aracılık etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen 15.04.2019 tarihli ve 2018/1319 Esas, 2019/930 sayılı esastan ret Kararlarına yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılanlar vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara yönelik öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.06.2023 tarihinde karar verildi.