Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/9531 E. 2023/11115 K. 15.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9531
KARAR NO : 2023/11115
KARAR TARİHİ : 15.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1431 Değişik iş
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/1431 Değişik iş sayılı Kararı ile sanık … hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.10.2022 tarihli ve 2022/314 Esas, 2022/277 sayılı Karara vaki itirazın reddine dair karar verilmiş, verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92361 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92361 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2022 tarihli kararı ile müştekinin sanığa vekaletname vermemiş olması nedeniyle sanığın müşteki adına hukuk davası açamayacağından bahisle sanık hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, Ankara Barosunda kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, alacak davası açmak amacıyla müştekinin vekilliğini üstlenip, vekâlet ücretine ve masraflara mahsuben şikâyetçiden 18.06.2019, 19.06.2019 ve 20.06.2019 tarihli banka dekontları karşılığında toplam 3.250,00 Türk lirasını tahsil ettiği hâlde, şikâyet tarihine kadar bahse konu davayı açmayıp gereğine tevessül etmediği gibi bir başka vekil vasıtasıyla müşteki tarafından Ankara Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2020/134 esasına kayden gecikmeli şekilde dava açılmasına neden olduğu iddiası ile başlatılan soruşturma sonucunda, toplanan mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 10.10.2022 tarihli ve 2022/314 Esas, 2022/277 sayılı Kararı ile sanık … hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş, şikayetçi vekilinin itirazı üzerine mahkemenin 02.12.2022 tarihli ek Kararı ile yerinde görülmeyen itirazın değerlendirilmesi için dosyanın gönderildiği … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/1431 Değişik iş sayılı Kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca; bir kamu hizmeti ve serbest bir meslek olarak yerine getirilen avukatlık, yargının kurucu unsurlarından olup bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiği gibi 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 36 ncı maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün güvencesini de oluşturmaktadır. Avukatlık mesleğinin bu nitelikleri gereği olarak, görev sırasındaki veya görevden doğan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılıp yürütülmesi konusunda 5271 sayılı Kanun’da yer alan genel düzenlemelerden ayrık biçimde 1136 sayılı Kanun’un 58-61 inci maddelerinde özel düzenlemeler yapılmıştır. 1136 sayılı Kanun’un özel soruşturma ve kovuşturmayı öngören hükümlerinde tüm ayrıntılar düzenlenmediğinden, açık hüküm bulunan konularda bu düzenlemenin uygulanması gerekmekte, düzenlenmeyen veya ilgili maddelerde atıf yapılan hususlarda ise genel hükümlerin uygulanması zorunlu bulunmaktadır. Başka bir deyişle, 1136 sayılı Kanun’da açık bir düzenleme bulunması durumunda, aynı konu genel hükümlere (5271 sayılı Kanun) aykırı biçimde düzenlense dahi, bu konuda 1136 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
3. Avukatların görev sırasındaki veya görevden doğan suçlarından dolayı Adalet Bakanlığının kovuşturma iznine bağlı olarak, anılan Kanun’un 59 uncu maddesi uyarınca suçun işlendiği yere en yakın ağır ceza mahkemesi başsavcısı tarafından düzenlenen iddianame üzerine aynı yer ağır ceza mahkemesince son soruşturmanın açılmasına ya da açılmasına yer olmadığına karar verilmektedir. 1136 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinde ise “59. maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabileceği” belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, özel soruşturma yönteminin düzenlendiği 60 ıncı maddenin birinci fıkrasında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara kimin itiraz edeceği sorunu açıklığa kavuşturulup, yalnızca sanık veya Cumhuriyet savcısının itiraz edebileceği kabul edilmiş, ancak itiraz yöntemi bakımından genel hükümlere gönderme yapılmıştır. Bu durumda, incelenen dosyada suçtan zarar gören yakınanın itiraz hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle, özel yasasındaki hükümle düzenlenen bir konuda, genel soruşturma ve kovuşturma yöntemiyle ilgili olarak, suçtan zarar gören yakınanın da yasa yollarına başvuru hakkı bulunduğunu düzenleyen 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasının uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
4. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; merciince şikayetçinin itiraz hakkı bulunmadığından bahisle vekilince yapılan itirazın reddine karar verilmesi yerine işin esasına yönelik değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.11.2023 tarihinde karar verildi.