YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18779
KARAR NO : 2011/1872
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra Gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmaza 1979 yılında el atıldığı anlaşılmıştır.
30.06.2010 günü yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa uyarınca uzlaşma esas ise de; bu güne kadar davacı tarafın uzlaşma için başvurmadığı anlaşıldığından işin esasının incelenmesinde;
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 09.12.2009 gününde belediye imar planı içinde olup olmadığı, değilse Belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı araştırılmadan, arsa niteliğinde kabul edilip, piyasa rayicinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu nedenle dava konusu taşınmazın yukarıda yazılı özelikleri taşıyıp taşımadığı araştırılıp, vasfı belirlendikten sonra yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak arsa vasfında olduğunun anlaşılması halinde emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesi, aksi takdirde, net gelirine göre bedel tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 03.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.