YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19550
KARAR NO : 2011/1249
KARAR TARİHİ : 26.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 05.07.2010 gün ve 2005/13792 Esas – 2010/13306 Karar sayılı ilama karşı davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Kamulaştırmasız el atmanın önlenmesine ilişkin davada, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Yapılan incelemede;
Davacıların Suriye uyruklu olmadıkları bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından;
Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 02.07.2010 gün 2005/13792-2010/13306 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelemesinde;
Dava, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 1979 yılında el atılmıştır.
16.05.1956 gün ve 1956/1-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, taşınmazına el konulan kişi, el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, dilerse kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası da açabilir ise de;
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde uyarınca “09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebi ile tazmin talebiyle açılan davalarda, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği veya 2. fıkradaki sürenin uzlaşmaya davet olmaksızın sona erdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik tarafından sadece tazminat davası açılabilir” hükmü karşısında, davacıya talebi açıklattırılmak suretiyle yeni düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre;
Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacılardan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, 26.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.