YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19644
KARAR NO : 2011/1255
KARAR TARİHİ : 26.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 19.07.2010 gün ve 2010/6715 Esas – 2010/14821 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada, mahkemece 20 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozma kararına karşın davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede; taraflar arasında herhangi bir uzlaşmanın olamayacağı anlaşıldığından, davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 19.07.2010 gün ve 2010/6715-2010/14821 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının Incelenmesinde;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, kamulaştırmasız el atma tarihinden itibaren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza davalı idarelerce 1945 yılında kamulaştırmasız el atılmış ise de taşınmazın 27.02.1971 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılmaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş ise de taraflar arasında uzlaşmanın söz konusu olmayacağı anlaşıldığından işin esasına girilerek karar verilmek üzere;
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.