Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/12166 E. 2012/20469 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12166
KARAR NO : 2012/20469
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: idari yargının görevli olduğundan davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 1990 yılında kesinleşen 1/1000 ölçekli imar planında resmi kurum alanı olarak ayrıldığı, ancak o tarihten sonra, taşınmazın amacına uygun olarak imar programlarına alınmadığı ve yatırımcı kuruluş olan davalı … Belediyesince kamulaştırılmayarak mal sahiplerinin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı dosya kapsamı ile sabittir.
Öte yandan; 1990 yılından beri imar planında resmi kurum alanı olarak ayrılmış bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde, davacıların ileriye yönelik, inşaat yapma gibi kişisel tasarruflarda bulunma, rayiç değer üzerinden satma, kiralama, yararlı değişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma hakkı kısıtlanarak Anayasanın 35. maddesi ile güvence altına alınan bu hakkın, kamu menfaatleri ile bireysel haklar arasındaki adil dengenin bozulmasına yol açacak şekilde kullanılamaz duruma getirildiği ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; Yargıtay içtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetilerek, davaya bakmanın Adli Yargının görevi dahilinde olduğu kabul edilip, işin esasına girelerek talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine, temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.