YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14399
KARAR NO : 2012/21590
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçerli değildir. Şöyle ki;
1) Kamulaştırmasız el atma davalarında da, bilirkişi kurulunun 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 15/4 maddesi uyarınca usulüne uygun tespit edilerek inceleme yapılması gerektiği halde, bilirkişi heyeti eksik teşkil edilmek suretiyle inceleme yapılması,
2) Arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça, yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Somut olayda, yapılan bilirkişi incelemesinde taraflar emsal bildirmedikleri gibi mahkemece resen emsal tapu kayıtları celp edilmeden, piyasa rayicinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçilmiştir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3) Bilirkişi raporunda dosyada mevcut 06.12.2011 tarihli ek fen bilirkişi raporundan bahsedilerek taşınmazın kısmi kamulaştırılması sonucu akaryakıt istasyonunun ticari faaliyetini sürdüremeyeceği belirtilerek, bina ve sair müştemilat (yakıt tankları ve kanepi) değeri de hesaplanarak kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir.
Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkındaki Yönetmeliğin 41. maddesi uyarınca benzin istasyonunun geriye çekilmesi durumunda benzin pompalarını sökme, taşıma ve takma ile bu işlem sırasında kullanılmaz hale gelen bina ve sair muhdesatın aynı özelliklerine göre yeniden yapılma masraflarının belirlenmesi gerektiğinden;
Taşınmazın üzerindeki idare binasının ve müştemilatının yola mesafesi ayrıntılı olarak tespit edilip, yukarıda anılan yönetmelik maddelerine göre çekme mesafesi dahilinde kanepi tesisin yapılıp yapılamayacağı, yapılabilecek ise idare binası yıkılmadan akaryakıt istasyonunun faailiyetine devam edip, edemeyeceği, çalışma ruhsatı alınmasına engel bir durumun bulunup bulunmadığı, ilgili belediye başkanlığı ve bağlı olduğu akaryakıt dağıtım şirketinden araştırıldıktan sonra, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
4) Raporda alan kaybı değeri olarak kamulaştırılan kısmın değerinin % 50’si hesaplanarak toplam bedele dahil edilmiş ise de; alan kaybından kastedilen hususun ne olduğu açıkça anlaşılmadığı gibi, bu husus kamulaştırmasız el atılan yerlerde yapılan ve ekonomik değeri olan işlemlere ait ise bu işlemlerin her bir bölümünün ayrı ayrı değerlendirilmesi yapılarak hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde usul ve yasaya uygun olmayan ve denetlenmesi mümkün olmayan bedelin de toplam bedele dahil edilmesi,
5) Fiili el atılan bölüm nazara alınarak, petrol istasyonunun çalışmasına engel olunup olunmadığı belirlenmeden, ecrimisil bedelinin tüm tesis için tespit edilmesi doğru olmadığı gibi,
Mahkemece, hüküm altına alınan ecrimisil bedeline, bilirkişi raporunda kademeli olarak işletilen yasal faize toplam bedel içerisinde bir kere daha faiz uygulanarak faize faiz işletmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
6) Dava konusu taşınmazın hüküm fıkrasında parsel numarasının gösterilmemesi,
7) Taşınmazın yol olarak el atılan kısmı için, terkin yönünden hüküm kurulmaması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.