Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/14675 E. 2012/22110 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14675
KARAR NO : 2012/22110
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu’nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında bu yönteme uyulmadan, taşınmazın değerine ilişkin olarak emlakçılar derneği ve Ticaret ve Sanayi Odası gibi kurum ve kuruluşların bildirdikleri rakamlar ile, davacı idarece yapılan bedel tespiti ve dava konusu taşınmaza ilişkin vergi değerleri esas alınarak taşınmaza bedel belirlenmiştir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Taşınmaz, kargir değirmen vasfı ile tapuya tescil edilmiş olduğu gibi, davalı da taşınmazdaki yapının tarihi değirmen niteliğinde olduğunu ileri sürdüğünden, yapının değirmen niteliğinde olup olmadığı, tarihi nitelik taşıyıp taşımadığı tespit edilip, buna göre yapı bedelinin tespiti ile içerisinde alet ve makinelerin bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa bunların demontaj ve nakliye bedeli ile bu mümkün değilse alet ve makinelerin kullanılmış haldeki değerlerinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yapı bedeli konusunda eksik inceleme ile karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.