YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16019
KARAR NO : 2012/23541
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın satış tarihi 1992 yılı olup, değerlendirme tarihinden onyedi yıl öncesine ilişkin olduğundan bu satışın emsal olarak alınması mümkün değildir.
Bu durumda;
a) Taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsallerin satış akit tabloları ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden celbinden,
b) Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmasından,
c) Dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsal taşınmazlar ile olan mesafesini de gösterir kroki temin edildikten,
d) Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri de Belediye Emlak Dairesinden getirtildikten,
Sonra emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi için Kamulaştırma Kanununun 15. maddesi uyarınca yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak, alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Kabule göre de;
Dava konusu taşınmazın tapu kaydına kültür varlığı şerhi konulmuş olsa bile taşınmazın değerlendirilmesi yapılarak bu hususun olumsuz nitelikte değer azalışı unsuru olarak kabul edilmemesi gerektiği gözetilmeden, aksine düşüncelerle hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.