Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/18033 E. 2012/21729 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18033
KARAR NO : 2012/21729
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, … ve Tabii … Bakanlığının yapmış olduğu Baraj kamulaştırması nedeniyle taşınmazın bulunduğu bölgede yerleşme düzeninin bozulduğu, sosyal ve ekonomik yönden yararlanma olanaklarının kalmadığı iddiası ile açıldığından, husumetin davalı … Bakanlığına yöneltilmesi doğrudur.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Davacının tapu maliki … ile hukuki bağlantısını gösteren veraset ilamı veya nüfus kaydı gibi belgeler getirtilmeden hüküm kurulması,
2- Baraj İnşası nedeniyle yapılan kamulaştırma sonunda kamulaştırma sahasına mücavir alanda kalan taşınmazın çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasında meydana gelen kısıtlanma oranının belirlenmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak ve taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat davacı tarafından fiilen kullanılmaya devam edildiğinden değerlendirmeye alınamayacağı hususuda gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın husumetten reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
S.Ü