Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/2617 E. 2012/2106 K. 14.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2617
KARAR NO : 2012/2106
KARAR TARİHİ : 14.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilirken, dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça, yakın bölgelerden benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın özel amacı olmayan satışların emsal alınması gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda;
a) Emsal olarak değerlendirilen … İlçesi, … Mahallesi, 29 ada 2 parsel nolu taşınmazın tapu kaydı gönderilmediği gibi, bu taşınmaz şehrin ticaret merkezinde bulunması nedeniyle taşınmazdan çok daha değerli durumda olup özel amaçlı satış olması,
b) … Köyü, 101 ada 13 parsel nolu taşınmaz ise akaryakıt istasyonu niteliğinde olup ticari amaçlı satış niteliğinde olması,
c) 159 ada 1 parsel nolu taşınmazın emlak vergi değeri daha yüksek olduğu halde, dava konusu taşınmazın bu emsalden daha değerli olduğu yönünde emlak vergi değerlerine aykırı şekilde kıyaslama yapılması nedeniyle bu satışların emsal olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, taraflara uygun emsal bildirmeleri için imkan tanınarak, gerektiğinde resen emsal kayıtları getirtilip, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, geçersiz rapora göre yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.