YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6458
KARAR NO : 2012/11833
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi, yöntem itibariyle doğru olmakla birlikte, alınan rapor geçerli değildir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu taşınmazın, emsalden daha değersiz olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi raporunda ve mahkemece resen yapılan bedel tespitinde dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters değer biçilmesi doğru olmadığı gibi emsal alınan taşınmaz imar parseli olmayıp, imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli olduğundan, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden, düzenleme ortaklık payı indirilmemesi gerektiği halde, % 35 oranında indirim yapılarak bedel tespit eden rapor ve bu rapor esas alınarak mahkemece yapılan bedel tespiti inandırıcı değildir.
Bu nedenle, taraflara emsal satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Kabule göre de; dava konusu taşınmazın parsel numarasının, hüküm fıkrasında belirtilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.